Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/18885 K.2012/27089
1 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, hırsızlığa teşebbüs suçundan hüküm giymiş bir mahkumun ve aynı davada sanık olarak yer alan başka kişinin temyiz talepleriyle ilgiliydi; Mahkeme, hem mahkumun hem de sanığın hapis cezalarının hukuka aykırı şekilde belirlenmiş olduğunu tespit ederek, her iki kararın da bozulmasına hükmetti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2002 gün ve 2001/762 Esas, 2002/821 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanunlar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ... hakkında kurulan ilk hükmün adı geçen sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2005 günlü yazıları ile lehe Kanun değerlendirmesi için iade edildiği, iade sonrası duruşma açılarak sanık ... ile birlikte hükümlü ... hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içeriğine, toplanan kanıtlara ve oluşa uygun kabule göre, sanığın suça doğrudan katıldığı gözetilmeyerek, hakkında 765 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi yerine, 65/3. maddesi ile uygulama yapılması
Kabule göre;
2-Sanık hakkında eksik teşebbüs nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 61. maddesi ile uygulama yapılırken indirimin ½ ile 2/3 oranları arasında yapılması gerektiği gözetilmeden, tam teşebbüsün üst indirim sınırı olan 1/3 oranından indirim yapılarak fazla ceza verilmesi,
3- Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 29. maddesine aykırı olarak aynı Kanunun 522/1(pek hafif). maddesinin 61 ve 65/3. maddelerinden önce uygulanması,
4-Mahkemece 07.09.2009 tarih ve 2006/8 Esas, 2009/472 sayılı karar ile sanık hakkında sonuç olarak 5 ay 10 gün hapis cezasının verildiği ve kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunması gerektiği gözetilmeden, ilk hükümdeki hapis cezasından daha fazla hapis cezası verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Hükümlü ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Hükümlü ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2002 gün ve 2001/762 Esas, 2002/821 Karar sayılı önceki hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 günlü, 2007/125-186 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere adı geçen hükümlü hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen ilk hükmün, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren Kanunlar yönünden talep üzerine yada resen uyarlama yargılaması yapılmasının mümkün olduğu, hükümlü hakkında kurulan ilk hükmün kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık ... hakkında kurulan ilk hükmün adı geçen sanık müdafiinin temyizi üzerine dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2005 günlü yazıları ile lehe Kanun değerlendirmesi için iade edildiği, iade sonrası duruşma açılarak sanık ... ile birlikte hükümlü ... hakkında yeniden kurulan hükmün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde bulunduğu anlaşıldığından, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, hükümlü hakkında kurulan ilk hükümle ilgili uyarlamanın mahallinde yapılması için dosyanın gereği yapılmak üzere İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Dosya içeriğine, toplanan kanıtlara ve oluşa uygun kabule göre, sanığın suça doğrudan katıldığı gözetilmeyerek, hakkında 765 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi yerine, 65/3. maddesi ile uygulama yapılması
Kabule göre;
2-Sanık hakkında eksik teşebbüs nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 61. maddesi ile uygulama yapılırken indirimin ½ ile 2/3 oranları arasında yapılması gerektiği gözetilmeden, tam teşebbüsün üst indirim sınırı olan 1/3 oranından indirim yapılarak fazla ceza verilmesi,
3- Sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 29. maddesine aykırı olarak aynı Kanunun 522/1(pek hafif). maddesinin 61 ve 65/3. maddelerinden önce uygulanması,
4-Mahkemece 07.09.2009 tarih ve 2006/8 Esas, 2009/472 sayılı karar ile sanık hakkında sonuç olarak 5 ay 10 gün hapis cezasının verildiği ve kararın sadece sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunması gerektiği gözetilmeden, ilk hükümdeki hapis cezasından daha fazla hapis cezası verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.