Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16745 K.2013/38862
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın 06.08.2005 tarihli nitelikli hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyet kararıdır; Mahkeme, TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca kısmi iadenin ceza indirimine yol açmadığını ve hükümlülüğün yasal sonuçlarını korumayı gözeterek kararını bozmuş ve yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
27.10.2005 tarihli duruşmada suçtan zarar gören ... ve ...'ın şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılmak istediklerini beyan etmeleri üzerine katılan sıfatıyla dava ve duruşmalara kabullerine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-27.10.2005 tarihli duruşmada katılan ...'ın “hırsızlık olayından bir hafta sonra sanık ...'in akrabaları bana 3.000,00 TL verdiler ve zararımın bir kısmını karşıladılar” şeklinde beyanda bulunduğu, yüklenen suçun 06.08.2005 tarihinde işlendiği, iddianamenin 28.09.2005 tarihinde kabul edildiği, buna göre kısmi iadenin soruşturma aşamasında sağlandığının anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK'nın 168/4. maddesi gereğince mağdurun kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rıza gösterip göstermeyeceğinin sorularak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 Sayılı TCK'nın 53/3. maddesi gözetilerek hükümlülüğün yasal sonucu olan haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
27.10.2005 tarihli duruşmada suçtan zarar gören ... ve ...'ın şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılmak istediklerini beyan etmeleri üzerine katılan sıfatıyla dava ve duruşmalara kabullerine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünce benimsenmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-27.10.2005 tarihli duruşmada katılan ...'ın “hırsızlık olayından bir hafta sonra sanık ...'in akrabaları bana 3.000,00 TL verdiler ve zararımın bir kısmını karşıladılar” şeklinde beyanda bulunduğu, yüklenen suçun 06.08.2005 tarihinde işlendiği, iddianamenin 28.09.2005 tarihinde kabul edildiği, buna göre kısmi iadenin soruşturma aşamasında sağlandığının anlaşılması karşısında, 5237 Sayılı TCK'nın 168/4. maddesi gereğince mağdurun kısmi iade nedeniyle ceza indirimine rıza gösterip göstermeyeceğinin sorularak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 Sayılı TCK'nın 53/3. maddesi gözetilerek hükümlülüğün yasal sonucu olan haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.