Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/16401 K.2013/26269
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz taleplerinin incelenmesidir; mahkeme, kısa kararda 150 gün adli para cezası yerine 5 ay hapis cezası uygulamasının çelişki oluşturduğunu ancak sonucun aynı kaldığını belirterek kararını bozmadı. Mahkeme ayrıca, TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasında hatalı yorumlanmış bir hükmü düzeltti ve ilgili bölümü ekleyerek mahkumiyet kararı üzerinde değişiklik yaparak onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı oturuma C. Savcısı... (...)’ın katıldığı halde gerekçeli karar başlığına Cumhuriyet Savcısı ... ... (...)’un isminin yazılması yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
A-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan kısa kararda temel ceza olarak 150 gün karşılığı adli para cezasının tercih edildiği ve cezanın da buna göre teselsül ettirildiği halde gerekçeli kararda temel ceza olarak 5 ay hapis cezasının tercih edildiği ve cezanın da buna göre teselsül ettirildiği, bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunduğu anlaşılmış ise de her iki uygulamada da sonuç ceza aynı kaldığı için bu durum sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...’ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı oturuma C. Savcısı... (...)’ın katıldığı halde gerekçeli karar başlığına Cumhuriyet Savcısı ... ... (...)’un isminin yazılması yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmekle bozma nedeni yapılmamıştır.
A-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde,
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan kısa kararda temel ceza olarak 150 gün karşılığı adli para cezasının tercih edildiği ve cezanın da buna göre teselsül ettirildiği halde gerekçeli kararda temel ceza olarak 5 ay hapis cezasının tercih edildiği ve cezanın da buna göre teselsül ettirildiği, bu şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunduğu anlaşılmış ise de her iki uygulamada da sonuç ceza aynı kaldığı için bu durum sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ...’ın temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Sanık hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘TCK’nun 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.