‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/14732 K.2013/26315

Esas No: 2012/14732 · Karar No: 2013/26315 · Karar Tarihi: 26.09.2013
1 kez atıf aldı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanık tarafından işlenen hırsızlık suçunun yasal sınıflandırılması ve savunma hakkının yeterli şekilde değerlendirilip değerlendirilmediği; Mahkemenin sonucu: Mahkumiyet kararı bozuldu, sanığın ceza süresi hakları gözetilerek yeni bir karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen hükmün Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği 30/04/2010 tarihinde başka suçtan hükümlü olarak ceza evinde bulunduğu anlaşılan sanığın öğrenme üzerine 26/01/2012 tarihinde ileri sürdüğü temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Yakalama emri üzerine istinabe sureti ile Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nce savunmasının alındığı 11/09/2009 tarihinde başka suçtan ..., Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılan sanığa duruşmalardan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan savunma hakkının kısıtlanması;
Kabule göre de;
2-Dosya içerisinde mevcut 22/09/2002 tarihli görgü tespit tutanağına göre, suça konu iş yerine alüminyum demir kapısı kilit yerinden zorlanmak sureti ile açılıp girildiğinin anlaşılması karşısında; mümkün ise olay yerinde uzman bilirkişi ile keşif yapılması; mümkün değil ise, kapının özelliklerinin yakınandan sorularak öğrenilip, her iki halde de kapının sağlam ve muhkem olup olmadığı yönünde uzman bilirkişiden mütalaa alınmasının ardından sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, muhkemlik bakımından herhangi bir araştırma yapılmaksızın lehe yasa belirlenirken sanık hakkında 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesiyle uygulama yapılması;
3-5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1,
522 ve 81. maddelerinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; olay gecesi saat 04:00 sularında yakınana ait iş yerine alüminyum kapısını, kilit yerinden zorlamak sureti ile giren sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b ve 143. maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 116/1-4 maddesine uyan geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu ve 151/1 maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu da oluşturduğu, suç tarihi itibariyle mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerine tabi olduğu ve taraflara uzlaşma hususu hatırlatılıp sonucuna göre ayrı ayrı tespit edilecek sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK'un 326/son maddesi gereğince sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 26/09/2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?