Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/12619 K.2012/22107
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkumun hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulduktan sonra 18.10.2012’de oy birliğiyle karar vererek mahkumiyet kararını bozdu ve infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağını belirledi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlünün olay günü gecesinde şikayetten vazgeçen mağdurların evinin balkonuna kalas dayamak suretiyle kilitli bulunmayan balkon kapısından içeri girip para ve eşya çalması, yakalanması üzerine de bir kısım eşyayı geri vererek kısmi iadeyi sağladığı, mağdurların da buna rıza gösterdikleri olayda hükümlü hakkında lehe yasanın belirlenmesi konusunda; 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eyleminin, 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522(normal değer), 95/2; 5237 sayılı TCK'ya göre ise 142/1-b, 143., 168/1-4. maddelerine uyduğu ve hırsızlık suçunun yanında da aynı Kanun'un, 116/1-4. maddesindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun, bu suçun 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kurumu kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması girişiminde bulunulması, uzlaşmanın sonucuna göre de lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan hükümlünün mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan hükümlü hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hükümlünün olay günü gecesinde şikayetten vazgeçen mağdurların evinin balkonuna kalas dayamak suretiyle kilitli bulunmayan balkon kapısından içeri girip para ve eşya çalması, yakalanması üzerine de bir kısım eşyayı geri vererek kısmi iadeyi sağladığı, mağdurların da buna rıza gösterdikleri olayda hükümlü hakkında lehe yasanın belirlenmesi konusunda; 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda hükümlünün eyleminin, 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522(normal değer), 95/2; 5237 sayılı TCK'ya göre ise 142/1-b, 143., 168/1-4. maddelerine uyduğu ve hırsızlık suçunun yanında da aynı Kanun'un, 116/1-4. maddesindeki geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğunun, bu suçun 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma kurumu kapsamında kalması nedeniyle taraflar arasında uzlaşmanın sağlanması girişiminde bulunulması, uzlaşmanın sonucuna göre de lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan hükümlünün mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.10.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.