Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2012/1045 K.2013/10773
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkum edilmesidir; Mahkeme, temyiz incelemesi sonucunda hapis cezasının (1 yıl 10 ay) denetim süresiyle uyumlu olmadığını tespit ederek hükmü bozmuş, aynı zamanda işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükmü de tebliğnameye uygun olarak iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin 3. fıkrasında "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." şeklindeki düzenleme ve YCGK'nun 11/05/2010 gün ve 2010/87-112 kararı ışığında, sanık hakkında hırsızlık suçundan 1 yıl 10 ay hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, denetim süresinin bu hükümlülük süresinden az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak, TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden "1 yıl" kelimesi çıkartılıp yerine "1 yıl 10 ay" yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; 2- İşyeri dokunulmazlığı bozma suçunun niteliği gereği bir maddi zararın meydana gelmesi söz konusu olmaması karşısında, zararın giderilmemesine ilişkin yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmayarak yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olarak TCK'nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin 3. fıkrasında "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz." şeklindeki düzenleme ve YCGK'nun 11/05/2010 gün ve 2010/87-112 kararı ışığında, sanık hakkında hırsızlık suçundan 1 yıl 10 ay hapis cezasına hükmedilmiş olması karşısında, denetim süresinin bu hükümlülük süresinden az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiğiyetkiye dayanılarak, TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden "1 yıl" kelimesi çıkartılıp yerine "1 yıl 10 ay" yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca geceleyin işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu yönünden sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması; 2- İşyeri dokunulmazlığı bozma suçunun niteliği gereği bir maddi zararın meydana gelmesi söz konusu olmaması karşısında, zararın giderilmemesine ilişkin yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanmayarak yazılı şekilde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.