Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/9622 K.2012/9962
Özet: Uyuşmazlık konusu, hırsızlık suçundan dolayı mahkumiyet kararı ve ilgili temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, sanıkların haklarının ihlal edildiğini tespit ederek kararın bozulmasını ve 30.04.2012’de oybirliğiyle yeni bir hüküm verilmesini kabul etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında, mala zarar verme suçu yönünden zamanaşımı süresi içinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların suça konu oto teybi ile yakalandıklarında, herhangi bir müracaatı olmayan müştekinin aracını göstererek, soruşturma aşamasında suça konu eşyanın iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılmaması,
2-Suç tarihi ve savcılık tarafından alınan ifade tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanık ... hakkında, 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/4 maddesine göre, uzlaşma teklifinin sanığın kanuni temsilcisine yapılması gerekirken, sanığa sorulmakla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanık ... hakkında, hüküm tarihinden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; üzerine atılı suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
4-Birlikte suç işleyen sanıklara neden oldukları yargılama giderinin, 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı yükletilmesi yerine, müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın 1412 sayılı CMUK'nun 325. maddesi uyarınca sanık ...'e sirayet ettirilmesine, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında, mala zarar verme suçu yönünden zamanaşımı süresi içinde mahallinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakim takdirine göre; hırsızlık suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların suça konu oto teybi ile yakalandıklarında, herhangi bir müracaatı olmayan müştekinin aracını göstererek, soruşturma aşamasında suça konu eşyanın iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesi ile uygulama yapılmaması,
2-Suç tarihi ve savcılık tarafından alınan ifade tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan sanık ... hakkında, 5560 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253/4 maddesine göre, uzlaşma teklifinin sanığın kanuni temsilcisine yapılması gerekirken, sanığa sorulmakla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Sanık ... hakkında, hüküm tarihinden önce 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; üzerine atılı suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
4-Birlikte suç işleyen sanıklara neden oldukları yargılama giderinin, 5271 sayılı CMK'nun 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı yükletilmesi yerine, müteselsilen tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ...'un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozmanın 1412 sayılı CMUK'nun 325. maddesi uyarınca sanık ...'e sirayet ettirilmesine, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.