Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/7109 K.2012/7278
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkumiyetin hapis süresi ve ilgili yasal hükümler (5237 sayılı TCK, 5728/5271/6008 yasaları) ile uzlaşma prosedürlerinin uygulanıp uygulanmadığı konusundaki temyiz başvurusudur. (2) Mahkeme, mahkumiyetin hapis süresini ve ilgili yasal hükümleri yeniden değerlendirerek kararın bozulmasına hükmeder; 29.03.2012 tarihli oybirliği kararıyla önceki hüküm iptal edilir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasının 1 yıl 11 ay 10 gün yerine, 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi,
2-Hükümlünün işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamına giren suçlardan olduğu, hükümlüye ve müştekilere bütün sonuçlarının hatırlatılması suretiyle uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, sadece müştekilere uzlaşma önerilip kabul etmiş olmalarına rağmen sanığa uzlaşma önerisinde bulunulmaması,
3-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak hükümlünün 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Hükümlü hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 29.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi ile uygulama yapılırken hapis cezasının 1 yıl 11 ay 10 gün yerine, 2 yıl 1 ay olarak belirlenmesi,
2-Hükümlünün işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun uzlaşma kapsamına giren suçlardan olduğu, hükümlüye ve müştekilere bütün sonuçlarının hatırlatılması suretiyle uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre CMK'nın 253. ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, sadece müştekilere uzlaşma önerilip kabul etmiş olmalarına rağmen sanığa uzlaşma önerisinde bulunulmaması,
3-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak hükümlünün 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Hükümlü hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 29.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.