‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/19347 K.2012/3315

Esas No: 2009/19347 · Karar No: 2012/3315 · Karar Tarihi: 06.02.2012
Özet: Uyuşmazlık, sanığın 5237 sayılı kanun kapsamında hapis cezası ve ilgili haklarının uygulanmasıyla ilgili temyiz itirazlarıdır; mahkeme, temyizlerin çoğunu reddederek, yalnızca 53/1-c maddesinin uygulamasını düzeltmek üzere hükmü değiştirip onaylamıştır. Mahkemenin sonucu, sanığın hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam etmesi ve ilgili hakların 53/3 maddesi gereği şartlı tahliye tarihine kadar yoksun bırakılması yönündeki kararını korumaktır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
14.04.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunla Asliye Ceza Mahkemelerinden Cumhuriyet Savcılarının çıkarıldığından tebliğnamedeki 1 numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.

1-Katılanın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde,
Katılanın yüzüne karşı 25.12.2007 tarihinde tefhim olunan kararı CMUK 310/1 maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süresinden sonra 04.02.2008 tarihinde temyiz etmesine göre katılan vekilinin süreden sonraki temyiz isteminin CMUK 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanığın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde,
Çehrede sabit eser oluşturacak yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğinin, eylemin TCK.nun 86/1, 87/1-c-son maddeleri kapsamında kalacağı bunun yanında Yargıtay CGK’nun 11.03.2008 tarih 25-22 sayılı kararında açıklanıp Dairemizce de benimsenen içtihadındaki açıklamalar nazara alınarak, 5237 sayılı yasanın 6/f-4 maddesinde belirtilen “ fiilen saldırı ve savunmaya elverişli şeylerin” silah tanımı içinde kabul edilmesinin gerekmesine göre, sanığın ele geçmeyen parke taşı ile katılana vurması sonucunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu 15.03.2006 tarihli raporuna göre “yüzde sabit eser kalacağının” belirtilmesi, katılanda gerçekleşen bu ağır sonuç bakımından suçta kullanılan ancak ele geçmeyen parke taşının yasa tanımında belirtilen “elverişlilik” ölçütüne uygun bulunması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 86/3-e maddesinin tatbik edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır,
Sair temyiz itirazlarının reddine; ancak
5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3. Maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının “5237 sayılı yasanın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?