Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/6237 K.2011/1830
Özet: Mahkeme, sanığın otomobilini kilidini zorla açıp kapasit düz kontak yaparak çaldığını belirterek 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522 maddelerine göre hırsızlık suçunu işlediğini kabul ve onaylayarak mahkumiyet hükmünü vererek, temyiz itirazlarını da yerinde görerek kararını bozmadı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın evinin önünde park halinde bulunan otomobilinin kapı kilidini sert bir cisimle zorlayarak, açtıktan sonra, düz kontak yaparak otomobili çalan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 493/1. (5237 sayılı Yasanın 142/1-b) maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın eylemine uyan hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nun 493/1,522.(pek fahiş) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 151/1, (53.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, mala zarar verme suçu açısından 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yakınanın evinin önünde park halinde bulunan otomobilinin kapı kilidini sert bir cisimle zorlayarak, açtıktan sonra, düz kontak yaparak otomobili çalan sanığın eyleminin 765 sayılı TCK.nun 493/1. (5237 sayılı Yasanın 142/1-b) maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın eylemine uyan hırsızlık suçundan 765 sayılı TCK’nun 493/1,522.(pek fahiş) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 53, 151/1, (53.) maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, mala zarar verme suçu açısından 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.