Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/6014 K.2012/2835
Özet: Mahkemeye dosyayı temyiz etmesiyle gelen hırsızlık suçlamasıta, hüküm, yalnızca hapis cezası yerine adli para cezası üzerinden sorumluluğu yargılama giderlerine münhasır olarak uygulayarak ve 5275 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olarak; bu nedenle verilen mahkumiyet kararı 13.02.2012’de oybirliğiyle bozuldu.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-10.12.2006 tarihli Yakalama tutanağı içeriği ve tanık beyanına göre, sanığın eyleminin 142/1-b, 143 maddelerine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını doldurmayan sanığın hapis cezasından çevrilmiş olsa dahi sonuç olarak hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde 5275 sayılı kanunun 106/11 maddesi uyarınca hakkında işlem yapılması gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin kararda belirtilmesi suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/4 maddesine aykırı davranılması,
3-CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek sanığın yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerletebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-10.12.2006 tarihli Yakalama tutanağı içeriği ve tanık beyanına göre, sanığın eyleminin 142/1-b, 143 maddelerine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suç tarihi itibariyle henüz 18 yaşını doldurmayan sanığın hapis cezasından çevrilmiş olsa dahi sonuç olarak hükmedilen adli para cezasını ödememesi halinde 5275 sayılı kanunun 106/11 maddesi uyarınca hakkında işlem yapılması gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrileceğinin kararda belirtilmesi suretiyle 5275 sayılı Kanunun 106/4 maddesine aykırı davranılması,
3-CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, sorumlu tutulmaları gerektiği gözetilmeyerek sanığın yargılama giderlerinin tamamından müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerletebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.