Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/35882 K.2013/9464
Özet: Uyuşmazlık, sanığın işyerinde faturasız mal satışı nedeniyle şikayet edilmesi üzerine cep telefonlarının çalındığını iddia etmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek kararın bozulmasına ve hükmün iptaline karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Katılanın vekili aracılığıyla vermiş olduğu şikayet dilekçesinde, faturasız mal satımı nedeniyle kendileri hakkında şikayette bulunulması üzerine yapmış oldukları araştırma sonucu 7 adet cep telefonlarının çalınmış olduğunu tespit ettiklerini, sanık ve müdafiinin aşamalarda katılanın, işyerinde faturasız mal alım satımı yaptığı için şikayet edilmesi nedeniyle, kendini kurtarmak için, suça konu cep telefonlarının çalınmış olduğu yönünde şikayet dilekçesi verdiğini belirtmesi karşısında; suç tarihi ve öncesinde, katılana ait işyeri ile ilgili olarak Ereğli Vergi Dairesine yapılmış bir şikayet bulunup bulunmadığı, var ise kimin tarafından ve hangi gerekçeye dayanılarak yapıldığı ayrıca, sanık ile katılan veya oğlu tanık ... arasında, suç tarihinden önce, cep telefonu alım satımı yapılıp yapılmadığı, katılanın işyerindeki belgelerden de faydalanmak suretiyle araştırıldıktan sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça konu cep telefonlarının işyerine faturalı olarak giriş yaptığı tarihte çalındığına dair delil bulunmaması karşısında, suç tarihinin cep telefonlarına ait görüşme detaylarındaki tarihler de gözetilerek dilekçe tarihi olarak 22.08.2005 olarak gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre,
Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Katılanın vekili aracılığıyla vermiş olduğu şikayet dilekçesinde, faturasız mal satımı nedeniyle kendileri hakkında şikayette bulunulması üzerine yapmış oldukları araştırma sonucu 7 adet cep telefonlarının çalınmış olduğunu tespit ettiklerini, sanık ve müdafiinin aşamalarda katılanın, işyerinde faturasız mal alım satımı yaptığı için şikayet edilmesi nedeniyle, kendini kurtarmak için, suça konu cep telefonlarının çalınmış olduğu yönünde şikayet dilekçesi verdiğini belirtmesi karşısında; suç tarihi ve öncesinde, katılana ait işyeri ile ilgili olarak Ereğli Vergi Dairesine yapılmış bir şikayet bulunup bulunmadığı, var ise kimin tarafından ve hangi gerekçeye dayanılarak yapıldığı ayrıca, sanık ile katılan veya oğlu tanık ... arasında, suç tarihinden önce, cep telefonu alım satımı yapılıp yapılmadığı, katılanın işyerindeki belgelerden de faydalanmak suretiyle araştırıldıktan sonra, kanıtların bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdiri gerekirken, eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça konu cep telefonlarının işyerine faturalı olarak giriş yaptığı tarihte çalındığına dair delil bulunmaması karşısında, suç tarihinin cep telefonlarına ait görüşme detaylarındaki tarihler de gözetilerek dilekçe tarihi olarak 22.08.2005 olarak gösterilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre,
Kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yalnızca, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 03.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.