Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/33605 K.2012/20435
Özet: (1) Uyuşmazlık, 12‑15 yaş arası sanıkların hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz başvurularının, çocuk koruma kanunu ve Türk Ceza Kanunu hükümlerine uygunluğunun değerlendirilmesidir. (2) Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı olarak yapılan uygulamaları düzelterek kararın bozulmasına, sanığın ceza süresi hakkının korunmasına ve ilgili hükmün iptali kararıyla 03.10.2012 tarihinde oy birliğiyle karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiinin, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan düşme kararlarına yönelik temyizinin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'in savunmasının alındığı ve 18 yaşını ikmal etmediği 18.12.2007 tarihli oturumun kapalı yerine açık yapılması telafisi olanaklı olmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanık ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.10.2006 tarihli raporun yalnızca mala zarar verme suçu yönünden değerlendirme içerdiği gözetilerek, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddeleri uyarınca, gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine ilişkin rapor aldırılmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde hükümlülüğüne kararı verilmesi,
2-Eylemini gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiği kuşku götürmez şekilde belirlenemeyen sanık ...'in cezasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması,
3-Somut olayda rızai iade bulunmadığı halde sanık ...'in cezasından 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Kabule göre de;
Sanık ... hakkında yapılan uygulamada, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasa'nın 168. maddesinin 31. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık ...'in ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 03.10.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanıklar müdafiinin, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan düşme kararlarına yönelik temyizinin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık ...'in savunmasının alındığı ve 18 yaşını ikmal etmediği 18.12.2007 tarihli oturumun kapalı yerine açık yapılması telafisi olanaklı olmadığından; bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık ... tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan sanık ... hakkında ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 13.10.2006 tarihli raporun yalnızca mala zarar verme suçu yönünden değerlendirme içerdiği gözetilerek, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddeleri uyarınca, gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine ilişkin rapor aldırılmadan duruşmaya devamla yazılı şekilde hükümlülüğüne kararı verilmesi,
2-Eylemini gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiği kuşku götürmez şekilde belirlenemeyen sanık ...'in cezasından 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılması,
3-Somut olayda rızai iade bulunmadığı halde sanık ...'in cezasından 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi uyarınca indirim yapılması,
Kabule göre de;
Sanık ... hakkında yapılan uygulamada, 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasa'nın 168. maddesinin 31. maddesinden önce uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanık ...'in ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 03.10.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.