Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/31981 K.2013/6342
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Sanığın konut salon balkon kapısının kırılarak hırsızlık yapması ve bu eylemin TCK 142/2‑d, 143, 116/1‑4 ve 151/1 maddelerine uygunluğu; ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal etmesi. (2) Mahkemenin sonucu: Sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı temyiz edilerek, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına ve yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasına karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi (Sarıyar
1. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Hırsızlık yapılan konutun salon balkon kapısının sağlam ve muhkem olmadığına dair 09.01.2007 tarih olay yeri keşif zaptı inşaat mühendisi bilirkişi beyanına karşın tebliğnamedeki 2 nolu görüşe iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Bir başka gerçek kişi olan ... hakkında atılı suçtan kamu davasının açılması karşısında sanık ... hakkında usulüne uygun dava açılmadan iddianame üzerinde düzeltme yapılarak karar verilmesi, 2-Sanığın suç tarihinde geceleyin mağdura ait bina niteliğindeki konutun salon balkon kapısının üst kilidin kırılması suretiyle içeri girilip haksız yere aracın anahtarı alınmak suretiyle hırsızlığı yaptığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/2-d, 143. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanısıra aynı yasanın 116/1-4, ve 151/1. maddelerindeki konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, gözetilerek; anılan suçlar yönünden usulüne uygun şekilde uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra ve yakınana ait araç sanık ...'e sorulduğunda bulunduğu yeri göstermek suretiyle kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; müştekiye kısmi iade nedeniyle rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması ile 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, denetime olanak sağlayacak biçimde ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, sanığın yararına olan kanunun tespiti ile, sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
1. Asliye Ceza Mahkemesi) SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,
gereği düşünüldü: Hırsızlık yapılan konutun salon balkon kapısının sağlam ve muhkem olmadığına dair 09.01.2007 tarih olay yeri keşif zaptı inşaat mühendisi bilirkişi beyanına karşın tebliğnamedeki 2 nolu görüşe iştirak edilmemiştir. Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Bir başka gerçek kişi olan ... hakkında atılı suçtan kamu davasının açılması karşısında sanık ... hakkında usulüne uygun dava açılmadan iddianame üzerinde düzeltme yapılarak karar verilmesi, 2-Sanığın suç tarihinde geceleyin mağdura ait bina niteliğindeki konutun salon balkon kapısının üst kilidin kırılması suretiyle içeri girilip haksız yere aracın anahtarı alınmak suretiyle hırsızlığı yaptığının anlaşılması karşısında, eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 142/2-d, 143. maddesine uyan hırsızlık suçunun yanısıra aynı yasanın 116/1-4, ve 151/1. maddelerindeki konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, gözetilerek; anılan suçlar yönünden usulüne uygun şekilde uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra ve yakınana ait araç sanık ...'e sorulduğunda bulunduğu yeri göstermek suretiyle kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; müştekiye kısmi iade nedeniyle rızasının bulunup bulunmadığı sorularak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması ile 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, denetime olanak sağlayacak biçimde ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, sanığın yararına olan kanunun tespiti ile, sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 14/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.