Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/28955 K.2013/918
Özet: Uyuşmazlık, sanığın hırsızlık suçundan mahkum edilmesi ve ilgili yasal hükümlerle ilgili hatalı uygulamaların düzeltilmesini talep eden temyiz başvurusudur. Mahkeme, sanığın hapis cezasını 3 yıl olarak indirerek kararın diğer yönlerini usul ve yasaya uygun bulmuş ve kararı onaylamıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 01.11.1965 olan doğum tarihinin iddianamelere ve gerekçeli karar başlığına 31.10.1965 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, yine sanık hakkında mağdur ...'na yönelik eylemi nedeniyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılmasının mümkün olduğu görülmüştür.
Sanığın 11.01.2008 tarihli yakalama emri üzerine alınan beyanında mağdur ...'na yönelik eylemini 00.00-01.00 saatleri arasında gerçekleştirdiğini söylediği anlaşılmakla, bu mağdur yönünden sanık hakkında TCK'nın 143. maddesi ile ilgili bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Sanığın mağdur ... 'a yönelik eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın 141/1 maddesinden yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdur ...'un beyanlarında, olay günü saat 21.30 sıralarında dükkanına geldiğinde hırsızlık olayını farkettiğini belirttiği, bu beyan dışında sanığın mağdur ...'a yönelik eylemini gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiğine ilişkin kesin bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 143. maddesi uyarınca arttırılarak sanığa fazla ceza tayini yoluna gidilmesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki “denetimli serbestlik sürelerine” ilişkin bölümler ile (D) harfi ile gösterilen sanık hakkında müşteki ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan kısımdaki ‘‘TCK'nın 143. maddesinin'' uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, sonuç 3 yıl hapis cezasına indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın 01.11.1965 olan doğum tarihinin iddianamelere ve gerekçeli karar başlığına 31.10.1965 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiş, yine sanık hakkında mağdur ...'na yönelik eylemi nedeniyle işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılmasının mümkün olduğu görülmüştür.
Sanığın 11.01.2008 tarihli yakalama emri üzerine alınan beyanında mağdur ...'na yönelik eylemini 00.00-01.00 saatleri arasında gerçekleştirdiğini söylediği anlaşılmakla, bu mağdur yönünden sanık hakkında TCK'nın 143. maddesi ile ilgili bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Sanığın mağdur ... 'a yönelik eyleminin TCK'nın 142/1-e maddesine uyduğu gözetilmeden aynı yasanın 141/1 maddesinden yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Mağdur ...'un beyanlarında, olay günü saat 21.30 sıralarında dükkanına geldiğinde hırsızlık olayını farkettiğini belirttiği, bu beyan dışında sanığın mağdur ...'a yönelik eylemini gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiğine ilişkin kesin bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmolunan cezanın TCK'nın 143. maddesi uyarınca arttırılarak sanığa fazla ceza tayini yoluna gidilmesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan Mahkemeye ait olduğu düşünülmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/7. maddesi gereğince “cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasındaki “denetimli serbestlik sürelerine” ilişkin bölümler ile (D) harfi ile gösterilen sanık hakkında müşteki ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan kısımdaki ‘‘TCK'nın 143. maddesinin'' uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılıp, sonuç 3 yıl hapis cezasına indirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.