Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/2814 K.2012/4357
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, suç tarihinde yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanıklı kepenk kilidini kırarak içeriden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu halde, mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılırken, aynı Kanunun 142/2-d maddesi ile karşılaştırma yapılması,
2-Olay tarihinde güneşin 06:55’de doğduğu, yakınanın işyerini 03.01.2002 günü akşam saatlerinde kapattığını, 04.01.2002 günü saat 08:00 sıralarında ise işyerine geldiğinde hırsızlık olduğunu tesbit ettiğini söylemesi ve suçunu ikrar eden sanığa suçu işlediği saatin sorulmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin gece ya da gündüz gerçekleştiği belirlenerek, sonucuna göre TCK’nın 143. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde lehe kanun değerlendirmesi yapılması,
3- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2, 53 ve 151/1,53. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden sanığın CMK'nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma önerisini de kabul etmediği Göz önüne alınarak sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle tebliğnameye uygun BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın, suç tarihinde yakınana ait işyerinin sağlam ve dayanıklı kepenk kilidini kırarak içeriden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b maddesine uyduğu halde, mahkemece lehe kanun değerlendirmesi yapılırken, aynı Kanunun 142/2-d maddesi ile karşılaştırma yapılması,
2-Olay tarihinde güneşin 06:55’de doğduğu, yakınanın işyerini 03.01.2002 günü akşam saatlerinde kapattığını, 04.01.2002 günü saat 08:00 sıralarında ise işyerine geldiğinde hırsızlık olduğunu tesbit ettiğini söylemesi ve suçunu ikrar eden sanığa suçu işlediği saatin sorulmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle 5237 sayılı TCK’nın 6/1-e maddesine uygun olarak, eylemin gece ya da gündüz gerçekleştiği belirlenerek, sonucuna göre TCK’nın 143. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde lehe kanun değerlendirmesi yapılması,
3- 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Kanunun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. (pek fahiş) maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu; sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 53. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra, aynı Kanunun 116/2, 53 ve 151/1,53. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu ve bu suçlar yönünden sanığın CMK'nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma önerisini de kabul etmediği Göz önüne alınarak sonucuna göre, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenle tebliğnameye uygun BOZULMASINA, 27.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.