Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/27820 K.2012/14095
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı alması ve bu kararın temyiz edilmesi üzerine; (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulduktan sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda zorunluluk bulunmadığını belirterek, 14/06/2012 tarihinde oy birliğiyle karar vererek mahkumiyetin bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 2007/9-7-2008/56 sayılı kararında açıklandığı üzere; zorunlu müdafiinin yüzüne karşı yapılmış olan tefhimin, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık ... hakkında hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın hakkında mahkumiyet kararı verildiğini öğrendiği 24/11/2007 tarihinden sonra süresi içerisinde 26/11/2007 tarihinde ileri sürdüğü temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içerisinde iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, 08/06/2012 tarihinde UYAP ortamından alınan adli sicil kaydı uyarınca sabıkasız olan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14/06/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 2007/9-7-2008/56 sayılı kararında açıklandığı üzere; zorunlu müdafiinin yüzüne karşı yapılmış olan tefhimin, kendisine zorunlu müdafi atandığından haberdar edilmeyen sanık ... hakkında hukuki sonuç doğurmayacağının anlaşılması karşısında, sanığın hakkında mahkumiyet kararı verildiğini öğrendiği 24/11/2007 tarihinden sonra süresi içerisinde 26/11/2007 tarihinde ileri sürdüğü temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında zamanaşımı süresi içerisinde iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçundan işlem yapılması olanaklı görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre, 08/06/2012 tarihinde UYAP ortamından alınan adli sicil kaydı uyarınca sabıkasız olan sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14/06/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.