Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/2722 K.2012/2930
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142 maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması her durumda 765 sayılı TCK’nu lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, hırsızlık suçunun yanı sıra, şikayeti devam eden müştekiye karşı 5237 sayılı 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması, sanığın, takip sonucu yakalanacağını anlayınca çantayı yere atması biçimindeki eyleminde TCK.nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık koşulunun oluşmadığı gözetilmeden, anılan madde ile indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış,sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinde sayılan haklardan hangilerini kullanmaktan yoksun bırakıldığının belirlenmemesi ve bu hakların aynı maddenin 2. fıkrası gereğince hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazının tamamlanmasına kadar kullanılamayacağı karar yerinde gösterilmemiş ise de,bu durumun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden,oluş, dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, müştekiye ait otomobilin kilitli olan sağ ön kapısını camını kırıp, çantasını çalan sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve ... Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6.maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Hırsızlık
**HÜKÜM:** Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5252 sayılı yasanın 9/3 maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle bulunması gerektiğinin ve 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142 maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında aynı yasanın 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğunun karar yerinde tartışılmaması her durumda 765 sayılı TCK’nu lehe olması nedeniyle sonuca etkili görülmemiş, hırsızlık suçunun yanı sıra, şikayeti devam eden müştekiye karşı 5237 sayılı 151/1 maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçla ilgili bir uygulama yapılmaması, sanığın, takip sonucu yakalanacağını anlayınca çantayı yere atması biçimindeki eyleminde TCK.nın 168. maddesindeki etkin pişmanlık koşulunun oluşmadığı gözetilmeden, anılan madde ile indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış,sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1 maddesinde sayılan haklardan hangilerini kullanmaktan yoksun bırakıldığının belirlenmemesi ve bu hakların aynı maddenin 2. fıkrası gereğince hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazının tamamlanmasına kadar kullanılamayacağı karar yerinde gösterilmemiş ise de,bu durumun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden,oluş, dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre, müştekiye ait otomobilin kilitli olan sağ ön kapısını camını kırıp, çantasını çalan sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesi yerine aynı Yasanın 142/1-e maddesiyle hüküm kurulması sonuç ceza değişmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 08.04.2008 gün ve ... Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere; tekerrür uygulamasına esas alınacak hükümlülüklerin ve sonraki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden önce olması halinde; 5237 sayılı TCK.nun lehe kabulü ile yapılan uygulamalarda aynı Kanunun 58. maddesinde yer alan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasındaki cezanın 5237 sayılı Yasanın 58/6.maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin bölümün karardan çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,13.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.