Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/27110 K.2012/14233
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemece hırsızlık suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz itirazıdır; (2) Mahkeme, kararın geçerli olduğunu kabul ederek, hükümden bozulma talebini reddederek mahkumiyeti sürdürmüştür.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde müştekiye ait işyerine, 21.02.2001 tarihli Görgü Tespit tutanağı ile 08.02.2002 tarihli keşif, bilirkişi raporuna göre sağlam olan kapıyı zorlamak suretiyle açıp içeri girerek hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2-3 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 168/1-4 (Çalınan eşyalardan sadece kol saatinin iade edildiği anlaşıldığından müştekiye sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerine rıza gösterip göstermediği sorulmak suretiyle sonucuna göre uygulanmak üzere) maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanında 116/2-4, 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturması karşısında, uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde lehe Yasanın belirlenmesi amacıyla verilen uyarlama kararlarının duruşma açılarak verilmesi gerekir.
İnceleme konusu karara gelince;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tarihinde müştekiye ait işyerine, 21.02.2001 tarihli Görgü Tespit tutanağı ile 08.02.2002 tarihli keşif, bilirkişi raporuna göre sağlam olan kapıyı zorlamak suretiyle açıp içeri girerek hırsızlık yapan hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/1, 81/2-3 ve 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143, 168/1-4 (Çalınan eşyalardan sadece kol saatinin iade edildiği anlaşıldığından müştekiye sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerine rıza gösterip göstermediği sorulmak suretiyle sonucuna göre uygulanmak üzere) maddelerine uyan hırsızlık suçunun yanında 116/2-4, 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturması karşısında, uzlaşma hükümleri de değerlendirerek, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.