Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/26014 K.2012/27186
Özet: Mahkeme, 09.04.2008 tarihli hırsızlık olayında sanığın işyeri dokunulmazlığını ihlal ettiğini kabul ederken, 5320 sayılı kanunla belirlenen 4 yıllık asli dava zamanaşımına kadar sürenin aşılmış olduğunu değerlendirerek, 17.12.2012’de oybirliğiyle karar vererek sanıktaki hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun bozulmasını ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesini onayladı.
MAHKEMESİ: Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
09.04.2008 tarihli Olay yakalama tutanağı içeriği, tanık beyanı ve dosya kapsamına göre, sanığın eylemini gerçekleştirdiği sırada saatin 05.40 civarında olduğu, suç tarihi olan 09.04.2008 günü güneşin 05.11'de doğduğu, yaz saati uygulaması nedeniyle anılan değere bir saat ilave edileceği, yine TCK'nın 6. maddesi uyarınca gece vaktinin güneşin doğuşundan bir saat öncesine kadar olan dönemi kapsadığı da gözetildiğinde, sanığın eylemini gündüz sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiği anlaşılarak yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen TCK’nın 142/1-b, 35, 116/2-4 maddelerinde tanımlanan hırsızlığa teşebbüs ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2 maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımına bağlı olup karar tarihi olan 10.07.2008 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
09.04.2008 tarihli Olay yakalama tutanağı içeriği, tanık beyanı ve dosya kapsamına göre, sanığın eylemini gerçekleştirdiği sırada saatin 05.40 civarında olduğu, suç tarihi olan 09.04.2008 günü güneşin 05.11'de doğduğu, yaz saati uygulaması nedeniyle anılan değere bir saat ilave edileceği, yine TCK'nın 6. maddesi uyarınca gece vaktinin güneşin doğuşundan bir saat öncesine kadar olan dönemi kapsadığı da gözetildiğinde, sanığın eylemini gündüz sayılan zaman diliminde gerçekleştirdiği anlaşılarak yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen TCK’nın 142/1-b, 35, 116/2-4 maddelerinde tanımlanan hırsızlığa teşebbüs ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçları aynı Yasanın 66/1-e ve 66/2 maddelerine göre hesaplanan 4 yıllık asli dava zamanaşımına bağlı olup karar tarihi olan 10.07.2008 tarihinden incelemenin yapıldığı tarihe kadar bu sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.