Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/22737 K.2012/26252
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların hırsızlık ve sahte plaka kullanma suçlarından mahkumiyetine ilişkin temyiz talepleridir; mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddelerinin uygulanmasında eksiklikler bulmuş ve bu eksiklikleri düzeltmek için hükmü bozmuştur. Sonuç olarak, mahkeme hırsızlık ve sahte plaka suçlarından mahkumiyet kararını bozmış, sanıkların hapis cezalarının infazı sırasında velayet haklarını ve sahte plaka suçu kapsamında yasal yaptırımları yeniden düzenlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, sahte plaka kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Müştekinin masa üzerinde bıraktığı kontak anahtarının çalındığı ve akabinde park halindeki aracın bu anahtarla çalıştırılıp götürüldüğünün anlaşılması karşısında, sanıkların eylemleri 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu halde aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması ve tekerrüre esas hükümlüğü bulunan sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘’53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklar ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
Müştekinin çalınan aracına takılı vaziyette bulunan plakaların gerçek mi sahte mi olduğu, sahte ise aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı hususları araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul göre de;
Sahte plaka düzenlemek ve kullanmak suçunun 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 06.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, sahte plaka kullanmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde:
Müştekinin masa üzerinde bıraktığı kontak anahtarının çalındığı ve akabinde park halindeki aracın bu anahtarla çalıştırılıp götürüldüğünün anlaşılması karşısında, sanıkların eylemleri 5237 sayılı TCK'nın 142/2-d maddesindeki suçu oluşturduğu halde aynı Yasanın 142/1-e maddesi ile uygulama yapılması ve tekerrüre esas hükümlüğü bulunan sanıklardan ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz sisteminin ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin “c” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, yalnızca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘’53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıkların mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanıklar ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince:
Müştekinin çalınan aracına takılı vaziyette bulunan plakaların gerçek mi sahte mi olduğu, sahte ise aldatma kabiliyetine haiz olup olmadığı hususları araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul göre de;
Sahte plaka düzenlemek ve kullanmak suçunun 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesine uyan suçu oluşturduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 06.12.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.