Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/22014 K.2012/19272
Özet: (1) Uyuşmazlık, 18 yaşını doldurmamış bir sanığın 1 ay 14 gün hapis cezasına mahkum edilmesi ve bu cezada TCK’nın ilgili maddelerinin uygulanmasında hatalar olduğuna dair temyiz itirazıdır. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını kabul ederek hükmü bozmuş ve kararını oybirliğiyle 19.09.2012 tarihinde bozulmasına karar vermiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bina içerisinde muhafaza olunan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında neticeten hükmolunan 1 ay 14 gün hapis cezasının, 5271 sayılı TCK’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2- Değer azlığı kavramının, 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da düşük miktarda alındığı durumlarda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla TCK'nın 145. maddesinin uygulanabileceği, somut olayda ise suçun konusunu oluşturan para miktarının değerinin günümüz koşullarında az olmadığı ve koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasından indirim yapılması,
3- Sanık hakkında TCK'nın 61. maddesinde belirtilen sıralamaya aykırı olarak aynı Yasanın 31. maddesinin 168. maddesinden sonra uygulanması,
4- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ : Bina içerisinde muhafaza olunan eşya hakkında hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan ve fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında neticeten hükmolunan 1 ay 14 gün hapis cezasının, 5271 sayılı TCK’nın 50. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2- Değer azlığı kavramının, 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da düşük miktarda alındığı durumlarda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla TCK'nın 145. maddesinin uygulanabileceği, somut olayda ise suçun konusunu oluşturan para miktarının değerinin günümüz koşullarında az olmadığı ve koşulları bulunmadığı halde sanığın cezasından indirim yapılması,
3- Sanık hakkında TCK'nın 61. maddesinde belirtilen sıralamaya aykırı olarak aynı Yasanın 31. maddesinin 168. maddesinden sonra uygulanması,
4- Hükümden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.