Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/17548 K.2012/24521
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkumun hırsızlık suçundan önceki kasıtlı suçtan mahkum olması nedeniyle hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6(a) bendinde “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması üzerine temyiz itirazıdır. (2) Mahkeme, önceki hükmün kesinleşmiş ve haksızlık yaratmadığını belirterek, hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini kabul edip, mahkumiyet kararıyla birlikte 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle hükümü bozma kararı almıştır.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlü hakkında mağdurlar ... ve ...'e karşı gerçekleştirilen eylemler hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlünün daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama”koşulunun bulunmaması nedeniyle hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Uyarlama davalarında 765 sayılı yasa uyarınca verilip kesinleşmiş olan önceki hükmün hükümlü yararına olduğunun saptanması halinde, 5237 sayılı yasa uyarınca yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, kesinleşmiş olan önceki hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Hükümlü hakkında şikayetçi ...'a ve mağdur ...'ya karşı gerçekleştirilen eylemler hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda şikayetçi ...'ın aracının kilitli kapısını anahtar uydurmak suretiyle açarak 45 TL değerinde oto teybi çalan ve soruşturma aşamasında çaldığı teybin yerini göstererek iadeyi sağlayan hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/2, 523, 59/2, 81/2-3 ve 5237 sayılı
TCK'nın 142/2-d, 168/1,62 maddelerinde yazılı suçları oluşturduğundan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 492. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda mağdur ...'nın aracının kapısının açık olmasından yararlanarak 145 TL değerinde oto teybi çalan hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK'nın 491/2, 59/2, 81/2-3 ve 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 62 maddelerinde yazılı suçları oluşturduğundan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
3-Uyarlama davalarında 765 sayılı yasa uyarınca verilip kesinleşmiş olan önceki hükmün hükümlü yararına olduğunun saptanması halinde, 5237 sayılı yasa uyarınca yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, kesinleşmiş olan önceki hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜMLÜ: ...
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Hükümlü hakkında mağdurlar ... ve ...'e karşı gerçekleştirilen eylemler hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükümlünün daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama”koşulunun bulunmaması nedeniyle hükümlü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Uyarlama davalarında 765 sayılı yasa uyarınca verilip kesinleşmiş olan önceki hükmün hükümlü yararına olduğunun saptanması halinde, 5237 sayılı yasa uyarınca yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, kesinleşmiş olan önceki hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B-Hükümlü hakkında şikayetçi ...'a ve mağdur ...'ya karşı gerçekleştirilen eylemler hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda şikayetçi ...'ın aracının kilitli kapısını anahtar uydurmak suretiyle açarak 45 TL değerinde oto teybi çalan ve soruşturma aşamasında çaldığı teybin yerini göstererek iadeyi sağlayan hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK'nın 493/2, 523, 59/2, 81/2-3 ve 5237 sayılı
TCK'nın 142/2-d, 168/1,62 maddelerinde yazılı suçları oluşturduğundan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 492. maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda mağdur ...'nın aracının kapısının açık olmasından yararlanarak 145 TL değerinde oto teybi çalan hükümlünün eyleminin 765 sayılı TCK'nın 491/2, 59/2, 81/2-3 ve 5237 sayılı TCK'nın 141/1, 62 maddelerinde yazılı suçları oluşturduğundan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
Kabule göre de;
3-Uyarlama davalarında 765 sayılı yasa uyarınca verilip kesinleşmiş olan önceki hükmün hükümlü yararına olduğunun saptanması halinde, 5237 sayılı yasa uyarınca yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, kesinleşmiş olan önceki hükmün aynen infazına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.