Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/15000 K.2011/3616
Özet: Mahkeme, Müştekinin ifadesi ve sanığın dilekçesi arasındaki uyuşmazlık nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi yerine 116/4 maddesinden yargılanarak, 765 sayılı TCK’nın 95/2. maddesinin gereği üzerinden infaz kararının mümkün olmadığını dikkate alarak, verilen mahkumiyeti 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle bozmayı kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin ifadesinde, suç tarihinde sabahleyin saat 06.20'de işyerini açmaya geldiğinde hırsızlık olayının meydana gelmiş olduğunu gördüğünü belirttiği, sanığın ise "samimi itiraflarım" başlıklı dilekçesinde, sabah saat 07.00 sıralarında suçu diğer sanıkla birlikte işlediğini belirttiği, güneşin suç tarihinde saat 06.41'de doğmasına, olayın görgü tanığı da bulunmamasına göre suç saatinin her türlü araştırmaya rağmen şüphede kaldığı, " şüpheden sanık yararlanır" genel hukuk ilkesi de gözetildiğinde eylemin gündüz sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabulü gerekirken yetersiz gerekçe ile gece işlendiğinden bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinden artırım maddesi ile şikayet koşuluna bağlı (müştekinin 11.12.2006 tarihli celsede şikayetten vazgeçtiği) TCK'nın 116/1-2 maddesi yerine 116/4 maddesinden lehe yasa değerlendirmesi yapılması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesi uyarınca 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince aynen infaz kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin ifadesinde, suç tarihinde sabahleyin saat 06.20'de işyerini açmaya geldiğinde hırsızlık olayının meydana gelmiş olduğunu gördüğünü belirttiği, sanığın ise "samimi itiraflarım" başlıklı dilekçesinde, sabah saat 07.00 sıralarında suçu diğer sanıkla birlikte işlediğini belirttiği, güneşin suç tarihinde saat 06.41'de doğmasına, olayın görgü tanığı da bulunmamasına göre suç saatinin her türlü araştırmaya rağmen şüphede kaldığı, " şüpheden sanık yararlanır" genel hukuk ilkesi de gözetildiğinde eylemin gündüz sayılan zaman diliminde işlendiğinin kabulü gerekirken yetersiz gerekçe ile gece işlendiğinden bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinden artırım maddesi ile şikayet koşuluna bağlı (müştekinin 11.12.2006 tarihli celsede şikayetten vazgeçtiği) TCK'nın 116/1-2 maddesi yerine 116/4 maddesinden lehe yasa değerlendirmesi yapılması,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 51/7. maddesi uyarınca 765 sayılı TCK'nın 95/2. maddesi gereğince aynen infaz kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.