Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/14070 K.2011/2732
Özet: Uyuşmazlık, mahkeme tarafından hırsızlık ve sahtecilik suçlarından sanığa verilen mahkumiyet kararıyla ilgili temyiz taleplerinin usul ve içerik açısından incelenmesidir; Mahkeme, hırsızlık kararının tebliğinde usulsüzlük bulmuş, hükmü düzeltmiş ve sahtecilik kararını zamanaşımı nedeniyle iptal ederek sanığın mahkumiyetini bozmuştur.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, gıyabında verilen hükmün resmi gazetede ilan yoluyla tebliğ tarihinde başka suçtan ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu bu sebeble yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında; temyiz talebinin süresinde olmadığından bahisle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.06.2008 ve 07.07.2008 tarihli red kararlarının kaldırılmasına karar verilmiş olmakla, yapılan incelemede:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1-a-b-d-e maddesinde sayılan haklardan aynı maddenin 2. fıkrası gereğince hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazının tamamlanmasına kadar, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 3. fıkrası gereğince şartla tahliye tarihine kadar kullanılamayacağı karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1-2. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 333/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 06.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanığın, gıyabında verilen hükmün resmi gazetede ilan yoluyla tebliğ tarihinde başka suçtan ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olduğu bu sebeble yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında; temyiz talebinin süresinde olmadığından bahisle ... 19. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.06.2008 ve 07.07.2008 tarihli red kararlarının kaldırılmasına karar verilmiş olmakla, yapılan incelemede:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın 5237 sayılı TCY.nın 53/1-a-b-d-e maddesinde sayılan haklardan aynı maddenin 2. fıkrası gereğince hükmolunan özgürlüğü bağlayıcı cezanın infazının tamamlanmasına kadar, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan aynı maddenin 3. fıkrası gereğince şartla tahliye tarihine kadar kullanılamayacağı karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından ‘‘53/1-2. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mühürde sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığa yüklenen ve 765 sayılı TCY.nın 333/1. maddesine uyan suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihi olan 06.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'in temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 13/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.