Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/14060 K.2012/7426
Özet: (1) Uyuşmazlık konusu: Taklit anahtarla kilit açarak geceleyin konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarıyla ilgili hırsızlık davalarında sanıkların mahkumiyet kararının temyiz edilmesi. (2) Mahkeme sonucu: Temyiz başvuruları reddedildi, sanıklar hâlâ hırsızlık ve konut/işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkum olarak kalmaya devam etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık, konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...’a yönelik geceleyin konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelenmesinde;
5237 sayılı Yasa’nın 116/4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçu hakkında uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce 5560 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesi uyarınca anılan husus tek başına bozma nedeni sayılamayacağından benimsenmemiştir.
1- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden,
2- Mağdur ...’a ait işyerine girilerek masa çekmecelerinin karıştırıldığının sabit olması karşısında bu mağdur bakımından eylemin tamamlandığı gözetilmeden TCK’nın 35. maddesinin uygulanması,
3- Delillerin takdirinde hataya düşülerek diğer sanık ... hakkında TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesi uyarınca uygulama yapılması sonucu eylemlerin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesine rağmen TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından, sanık ... hakkında hırsızlık ve geceleyin konut/işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasa’nın 116/4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlarda uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
2- Sanıkların mağdurlara ait işyeri ve konut giriş kapısının kilidini açmaya çalışırken “diğer bir aleti” anahtar gibi kullanmadıkları, dosyada bulunan tutanaklara ve mağdur anlatımlarına göre ...’ye ait konutun “kapı alt ve üst kilit göbeklerinde zorlama olduğu ve kilit aynalarının sökülmüş olduğu”, ...’a ait işyerinin “kapı kilitlerinin kırılmış” tornavida ve kurbağacık kullanılarak kırılmış olduğunun anlaşılması karşısında TCK’nın 142/1-b maddesi yerine TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca uygulama yapılması,
3- Sanık ... hakkında mağdur ...’a yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde mağdura ait işyerine girilerek masa çekmecelerinin karıştırıldığının sabit olması karşısında bu mağdur bakımından eylemin tamamlandığı gözetilmeden TCK’nın 35. maddesinin uygulanması,
4- Sanık ...’dan suçta kullanılan iki adet tornavida elde edildiğinin, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde başından beri birlikte suç işleme kastı ile hareket ettiklerinin anlaşılması karşısında sanık ... hakkında delillerin takdirinde hataya düşülerek TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
5- Sanık ... hakkında konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerde eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesine rağmen TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
6- Sanıklar hakkında hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
7- Suç tarihinde sabıkasız sanık ... hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık, konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A- Sanık ... hakkında mağdurlar ... ve ...’a yönelik geceleyin konut ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin önceden kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunması nedeniyle 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanamayacağının anlaşılmasıyla yapılan incelenmesinde;
5237 sayılı Yasa’nın 116/4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçu hakkında uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce 5560 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesi uyarınca anılan husus tek başına bozma nedeni sayılamayacağından benimsenmemiştir.
1- 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden,
2- Mağdur ...’a ait işyerine girilerek masa çekmecelerinin karıştırıldığının sabit olması karşısında bu mağdur bakımından eylemin tamamlandığı gözetilmeden TCK’nın 35. maddesinin uygulanması,
3- Delillerin takdirinde hataya düşülerek diğer sanık ... hakkında TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesi uyarınca uygulama yapılması sonucu eylemlerin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesine rağmen TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık ... müdafiinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından, sanık ... hakkında hırsızlık ve geceleyin konut/işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık ... hakkında 5237 sayılı Yasa’nın 116/4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarından verilen kararlarda uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
2- Sanıkların mağdurlara ait işyeri ve konut giriş kapısının kilidini açmaya çalışırken “diğer bir aleti” anahtar gibi kullanmadıkları, dosyada bulunan tutanaklara ve mağdur anlatımlarına göre ...’ye ait konutun “kapı alt ve üst kilit göbeklerinde zorlama olduğu ve kilit aynalarının sökülmüş olduğu”, ...’a ait işyerinin “kapı kilitlerinin kırılmış” tornavida ve kurbağacık kullanılarak kırılmış olduğunun anlaşılması karşısında TCK’nın 142/1-b maddesi yerine TCK’nın 142/2-d maddesi uyarınca uygulama yapılması,
3- Sanık ... hakkında mağdur ...’a yönelik işyeri dokunulmazlığını ihlal suçundan kurulan hükümde mağdura ait işyerine girilerek masa çekmecelerinin karıştırıldığının sabit olması karşısında bu mağdur bakımından eylemin tamamlandığı gözetilmeden TCK’nın 35. maddesinin uygulanması,
4- Sanık ...’dan suçta kullanılan iki adet tornavida elde edildiğinin, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde başından beri birlikte suç işleme kastı ile hareket ettiklerinin anlaşılması karşısında sanık ... hakkında delillerin takdirinde hataya düşülerek TCK’nın 37/1. maddesi yerine 39. maddesi uyarınca uygulama yapılması,
5- Sanık ... hakkında konut ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlerde eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesine rağmen TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması,
6- Sanıklar hakkında hapis cezasına mahkumiyetin doğal sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin uygulanmaması,
7- Suç tarihinde sabıkasız sanık ... hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, sanıkların ceza süresi yönünden kazanılmış haklarının korunmasına, 22.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.