‹ Ana sayfa
Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/14018 K.2012/20466

Esas No: 2011/14018 · Karar No: 2012/20466 · Karar Tarihi: 03.10.2012
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın park halindeki bir aracın camını kırıp düz kontak yaparak çalmasıyla ilgili hırsızlık suçunun işlenip işlenmediği ve ceza miktarının belirlenmesidir; Mahkeme, sanığın eyleminin TCK 142/1-b. maddesi uyarınca hırsızlık suçu oluşturduğunu kabul ederek, usul ve yasaya aykırılık olmadığını tespit etmiş ve mahkumiyet kararını bozarak yeni bir ceza süresi belirlemiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜM: Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek,

gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın suç tarihinde müştekinin park halindeki aracının camını kırdıktan sonra düz kontak yaparak götürme şeklinde gerçekleşen eylemi, TCK'nın 142/1-b. maddesindeki suçu oluşturduğu halde yazılı şekilde uygulama yapılması, 2- TCK'nın 61/1. maddesi uyarınca; suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastının ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşmak gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan ceza tayini, 3-Müştekinin aracının 19.06.2003 tarihinde 19.20 sıralarında parkedilip ertesi günü sabah saat 07.30 sıralarında yerinde olmadığının tespit edilmesi ve dosya kapsamına göre suç saatinin belirlenememesi karşısında "şüpheden sanık yararlanır" genel hukuk ilkesi de göz önüne alınarak suçun gündüz vakti işlendiğini kabulde zorunluluk bulunması, 4-Sanığın sabıkasına konu erteli hükümlülüğünün deneme süresinin suç işlenmeden geçirilmiş olması karşısında; silinme koşulu oluşmuş ilamın tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi, 5-TCK'nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?