Yargıtay13. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/14008 K.2012/19340
Özet: (1) Uyuşmazlık, meskun hanenin müştemilatından hırsızlık suçunun sanık tarafından işlenip işlenmediği ve ilgili yasal hükümlerle denetim süresinin belirlenmesi konusundaki itirazlardan oluşmaktadır. (2) Mahkeme, suçu sanığın işlediğini kabul ederek mahkumiyet kararı vermiş ancak 5275 sayılı Yasa’nın 108/4. maddesine göre denetim süresi belirleme sorumluluğunun doğru mahkemeye ait olmadığını tespit ederek hükmün “1 yıl” ibaresini kaldırıp kararını bozmuş ve düzeltmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Meskün hanenin müştemilatından hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin koşullarının bulunmadığı gözetilmeyerek uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasında davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında tekerrür uygulamasından sonra denetim süresi belirlenmesine ilişkin bölümde "1 yıl" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Meskün hanenin müştemilatından hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
TCK'nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemiş ise de; hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında TCK'nın 145. maddesinin koşullarının bulunmadığı gözetilmeyerek uygulama yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5275 sayılı Yasanın 108/4. maddesine göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükümlünün infaz aşamasında davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, infazı kısıtlayacak biçimde denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında tekerrür uygulamasından sonra denetim süresi belirlenmesine ilişkin bölümde "1 yıl" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.