Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/12071 K.2012/15960
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 15.03.2006 tarihli kararının 02.07.2012’de (09.07.2012) Gözden Geçirme Komisyonu kararıyla 5320 sayılı Kanun çerçevesinde “BOZULTUR” ve 5271 sayılı CMK 223/8 maddesi uyarınca 1412 sayılı CMK 322 maddesi yetkisiyle “Düşürür”, 765 sayılı TCK 491/2 ve 102/4 maddelerine bağlı hırsızlık suçundaki sanıkların itirazının saklı olup, 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a ve 66/1-e maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanmasını onaylar.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/2-son, 102/4. maddelerine göre, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-a, 66/1-e. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 15.03.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...’ın hırsızlık eylemine uyan 765 sayılı TCK'nın 491/2-son, 102/4. maddelerine göre, hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın aynı suça uyan 142/1-a, 66/1-e. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanunun 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri ışığında, zamanaşımı bakımından 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar yararına olması ve aynı Kanunun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının, karar tarihi olan 15.03.2006 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle, 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.