Yargıtay 13. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/10945 K.2012/12500
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karara vardılar; Mahkeme, sanığın işlenen suçun tespiti sırasında asma kilitlerini taklit anahtarla açmak, suça konu eşyaları sahibine iade etmek ve 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını tartışmadan yazılı hüküm koyun, velayet yetkileriyle ilgili 53/1. madde 3. fıkrasını ihlal eden kararları, bağlayıcı delillerin eksikliği ve yasal zorunlulukların gözardı edilmesi nedeniyle bozdu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu işyerinin asma kilitlerinin taklit anahtar veya sair aletler kullanılmak suretiyle açıldığına ilişkin delillerin neler olduğu karar yerinde tartışılıp gösterilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın bütün aşamalarda suçu konu eşyaları sahibine iade ettiğini savunması ve müştekinin beyanının alınmamış olması karşısında; savunma doğrultusunda müştekinin dinlenilerek suça konu eşyaların iade edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu işyerinin asma kilitlerinin taklit anahtar veya sair aletler kullanılmak suretiyle açıldığına ilişkin delillerin neler olduğu karar yerinde tartışılıp gösterilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-Sanığın bütün aşamalarda suçu konu eşyaları sahibine iade ettiğini savunması ve müştekinin beyanının alınmamış olması karşısında; savunma doğrultusunda müştekinin dinlenilerek suça konu eşyaların iade edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 28/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.