‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi İcra ve İflas Hukuku Ticaret Hukuku

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2016/28693 K.2018/2019

Esas No: 2016/28693 · Karar No: 2018/2019 · Karar Tarihi: 27.02.2018
Özet: (1) Alacaklı, 63.000 USD tutarında bonoya dayalı olarak teminat senedi üzerinden haciz yoluyla ikra takibini başlatmış; borçlu ise bu bononun kira sözleşmesinden türeyen teminat senedi olduğunu iddia ederek takibin iptalini talep etmiştir. (2) Mahkeme, bononun teminat senedi olduğunu kabul ederek ikra takibini iptal etmiş ve kararın 366. ve 428. maddelere göre özetini bozulma olarak ilan etmiştir.
MAHKEMESİ: İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun, yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı senedin alacaklı ile aralarındaki kira sözleşmesi nedeniyle verilen teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece; takibe konu 31/12/2013 vade tarihli ve 63.000 USD miktarlı bonunun teminat senedi olarak verildiği, bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağı, ibraz edilen Bakırköy 32. Noterliğinin 33339 numaralı ihtarnamesinden anlaşılacağı üzere davacı tarafından verilen 31/12/2013 tarihli 63.000 USD miktarlı senedin teminat senedi olarak verilmiş olduğu, buna karşı davalı tarafın itirazının olmadığı, kambiyo yolu ile takip yapılabilmesi için, bononun sözleşmeye bağlı ve teminat senedi olmaması gerektiği anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.

Başvuru bu haliyle İİK'nun 168/5 ve 169. maddeleri kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, İİK'nun 169/a maddesine göre incelenip sonuçlandırılmalıdır.

HGK'nun 14.3.2001 tarih ve 2001/12-233 sayılı ve yine 20.6.2001 tarih ve 2001/112-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK'nun 169/a maddesi uyarınca da belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunludur.

Somut olayda, borçlunun itirazına dayanak yaptığı ihtarname İİK'nun 169/a maddesi anlamında bir belge olmadığı gibi, alacaklı, takip konusu bononun kira farkı nedeniyle borçludan alındığını beyan etmş olup, borçlunun teminat iddiasının kabulü yönünde açık bir beyanı yoktur. Öte yandan, borçlu tarafından, dosyaya, senedin teminat için verildiğine dair bir yazılı belge sunulmadığı gibi, senet üzerinde teminata ilişkin bir şerh de bulunmamaktadır. Ayrıca alacaklı da teminat iddiasını kabul etmediğinden senedin teminat senedi olduğunun kabulü mümkün değildir.

O halde, mahkemece itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?