‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2024/3839 K.2025/6078

Esas No: 2024/3839 · Karar No: 2025/6078 · Karar Tarihi: 07.07.2025
Özet: (1) Mahkeme, davacı vekilinin 100.000 TL'lik haksız el koyma tazminatı ve 556.434.051,15 TL'lik tazminatın el koyma tarihinden yasal faiz talebinin reddine ilişkin kararını bozma yönünde yapılan temyiz üzerine inceleme yaptı; (2) Mahkeme, temyiz sebeplerinin reddini ve davanın kısmen kabulünü sağlayarak, 1.018.250,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davacının eline geçmesini kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/399 E., 2024/515 K.

DAVA: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız el koyma nedeniyle 100.000,00 TL maddi tazminat bozma sonrası 05.06.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle de 556.434.051,15 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden yasal faiz talebinin reddine ilişkin kararının davacı vekil, davalı vekili ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı hakkında davanın kısmen kabulü ile 1.018..250,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminata konu ilaçların el koyma tarihinde son kullanma tarihinin geçmemiş olduğunu, verilen beraat kararının kesinleşmesiyle ilaçların son kullanma tarihinin geçtiğinden iadesinin yapılamadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükmedilen tazminatın eksik olduğunu, faizin avans faizi olması gerektiğini, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğini, davacının kusurlu davranışı nedeniyle tedbir uygulandığını, hükmedilen tazminatın ve vekalet ücretinin fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir.

III. DAVANIN KONUSU
Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Büyükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/1279 Esas – 2013/146 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının ithali kanun gereği yasak eşyayı ülkeye sokmak suçundan yetkilisi olduğu şirkete ait yurtdışından gelen 845.400 adet ilaca 14.06.2011 tarihinde el konulduğu yapılan yargılama sonunda beraatine ve el konulan ilaçların sahibine iadesine hükmedildiği, hükmünün 20.10.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, davanın 5271 sayılı Kanunun 142/1. maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacının beraat etmesi ve söz konusu ilaçların davacıya iadesine karar verilmesi sonucunda ilaçların davacıya iade edilip edilmediği hususunda yapılan araştırmada, ilaçların tasfiye edilmediği, Kumport Liman sahasında muhafaza edildiği anlaşılmış, ilaçların son kullanma tarihlerinin ne zaman olduğu, davacının zararının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması yoluna gidildiği, Yargıtay bozma ilamında işaret edilen hususlara açıklama getiren ve bu itibarla mahkememizce hükme esas alınan 02.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, el koyma tarihi itibariyle ilaçların son kullanım tarihlerinin henüz dolmamış olduğu ancak 419.500 adedinin son kullanım tarihinin 04.10.2012, 6.400 adedinin son kullanım tarihinin 04.10.2013, 9.250 adedinin son kullanım tarihinin 27.09.2013, 410.250 adedinin son kullanım tarihinin 25.09.2012 olduğu, ürünlerin el koyma tarihi itibarıyla davacının maddi kaybının hesaplandığı belirlenerek ve bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.07.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?