Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/9593 K.2019/5812
Özet: Uyuşmazlık, taksirle yaralama suçu nedeniyle sanığın hapis cezasının tespitinde hesap hatası yapılması ve 53/1 hakkının yanlış uygulanmasıdır. Mahkeme, hatalı 1 yıl 2 ay cezayı 14 ay olarak düzelterek kararını onaylamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1, 89/2-b, 22/3, 53/1-b-c-d-e. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 61/2. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinin aynı Kanunun 89/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanık hakkında lehe indirim hükümlerinin uygulanmadığına, sanık hakkında şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine; mahalli Cumhuriyet savcısının ise sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında taksirli suçlarda uygulama imkanı olmayan TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanması suretiyle hak yoksunluğuna hükmedilmiş olması,
Sanık hakkında belirlen 7 ay hapis cezasına ilişkin temel cezadan, katılanın kemik kırığı olacak şekilde yaralanması nedeniyle TCK’nın 89/2-b maddesi gereği 10 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlendikten sonra TCK'nın 22/3. maddesine göre 1/3 oranında artılmasından sonra bulunan netice cezanın 14 ay olarak tespit edilmesi gerekirken hesap hatası yapılarak sanığın 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1 numaralı bendinin 3. paragrafındaki “1 yıl 2 ay ” ibaresinin çıkarılarak yerine “14 ay” ibaresinin eklenmesi ve hükmün 1. numaralı bendinin 5. paragrafının hükümden çıkarılması ile hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 07.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle Yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1, 89/2-b, 22/3, 53/1-b-c-d-e. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 61/2. maddesine aykırı olarak, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesinin aynı Kanunun 89/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan sonra uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, sonuç cezaya etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sanık hakkında lehe indirim hükümlerinin uygulanmadığına, sanık hakkında şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine; mahalli Cumhuriyet savcısının ise sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında taksirli suçlarda uygulama imkanı olmayan TCK’nın 53/1 maddesinin uygulanması suretiyle hak yoksunluğuna hükmedilmiş olması,
Sanık hakkında belirlen 7 ay hapis cezasına ilişkin temel cezadan, katılanın kemik kırığı olacak şekilde yaralanması nedeniyle TCK’nın 89/2-b maddesi gereği 10 ay 15 gün hapis cezası olarak belirlendikten sonra TCK'nın 22/3. maddesine göre 1/3 oranında artılmasından sonra bulunan netice cezanın 14 ay olarak tespit edilmesi gerekirken hesap hatası yapılarak sanığın 1 yıl 2 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1 numaralı bendinin 3. paragrafındaki “1 yıl 2 ay ” ibaresinin çıkarılarak yerine “14 ay” ibaresinin eklenmesi ve hükmün 1. numaralı bendinin 5. paragrafının hükümden çıkarılması ile hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 07.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.