Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/704 K.2018/537
Özet: 1) Özelleşmiş bir kişi, küçük bir gizlilik ihlali nedeniyle baştan sona süren bir soruşmayı takip eden bir adli inceleme sürecinde suçlanmıştır. 2) Mahkeme, ilgili TCK maddelerine dayanarak sanığı hâlen hak ihlalinden dolayı cezaya çarptı ve temyiz itirazlarını reddederek hükmünü onaylamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm: TCK'nın 134/2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesinin 1. fıkrası gereğince uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmek suretiyle hükmün bozulmasını öneren tebliğnamedeki görüşe, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun hüküm tarihinden önce de uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma evresinde vekaletnamesinde özel yetkisi bulunan katılan vekilinin yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, adli soruşturmanın başladığı tarihten hüküm tarihine kadar geçen süre içerisinde gerek sanığın gerek şikayetini devam ettiren mağdurun uzlaşma konusunda bir çabaları ve dosyaya yansıyan bir iradelerinin bulunmadığı dikkate alındığında, bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağı gelinen aşama itibariyle açıkça anlaşıldığından iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu kendisine yapılan tehdit ve hakaretlere karşılık yaptığına ve pişman olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm: TCK'nın 134/2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesinin 1. fıkrası gereğince uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmek suretiyle hükmün bozulmasını öneren tebliğnamedeki görüşe, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun hüküm tarihinden önce de uzlaşma kapsamında olduğu, soruşturma evresinde vekaletnamesinde özel yetkisi bulunan katılan vekilinin yapılan uzlaşma teklifini kabul etmediği, adli soruşturmanın başladığı tarihten hüküm tarihine kadar geçen süre içerisinde gerek sanığın gerek şikayetini devam ettiren mağdurun uzlaşma konusunda bir çabaları ve dosyaya yansıyan bir iradelerinin bulunmadığı dikkate alındığında, bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağı gelinen aşama itibariyle açıkça anlaşıldığından iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu kendisine yapılan tehdit ve hakaretlere karşılık yaptığına ve pişman olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 17.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.