Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/6098 K.2018/4041
Özet: Uyuşmazlık, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkum edilmesiyle ilgili temyiz dilekçesidir; Mahkeme, mevcut hukuki değerlendirmelere dayalı olarak, mahkumiyet kararını evreli ve geçerli kabul ederek, ilgili hapis cezasının uygulanmasının uygun olduğunu kurcalıyarak, kararı onaylamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-f maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, yasal unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca “seçenek yaptırıma çevrilmesine” dair hüküm tesisi kanuna aykırı,
2- Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ihtarından sonra, bu kararın derhal infaz edileceği hususunun ihtarına hükmedilmemesi ve ayrıca uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
İsabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan “seçenek yaptırıma çevrilmesine” ibaresinin, “seçenek tedbire çevrilmesine” şeklinde; beşinci paragrafının, “5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesi uyarınca, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ve bu kararın derhal infaz edileceğinin sanığa ihtarına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-f maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, yasal unsurları oluşmayan atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine hükmedildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesi uyarınca “seçenek yaptırıma çevrilmesine” dair hüküm tesisi kanuna aykırı,
2- Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkemece kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği ihtarından sonra, bu kararın derhal infaz edileceği hususunun ihtarına hükmedilmemesi ve ayrıca uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
İsabetsiz olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının dördüncü paragrafında yer alan “seçenek yaptırıma çevrilmesine” ibaresinin, “seçenek tedbire çevrilmesine” şeklinde; beşinci paragrafının, “5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesi uyarınca, hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde mahkememizce kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ve bu kararın derhal infaz edileceğinin sanığa ihtarına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.