‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/2866 K.2019/59

Esas No: 2017/2866 · Karar No: 2019/59 · Karar Tarihi: 07.01.2019
Özet: 1. Uyuşmazlık, taksirle öldürme suçuna ilişkin sanıkların beraat kararının temyiz incelenmesinde, su kanalı etrafında güvenlik önlemlerinin alınmaması ve mahkemenin delil değerlendirmesiyle doğan sorumlulukların varlığına dayanıyor. 2. Mahkeme, 5320 sayılı Kanun kapsamında 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesini uyarınca, sanıkların beraat kararını istemiyle caydırıcı enstitüye (BKA) başvurusuyle sürecin bozulduğunu tespit ederek kararını bozdu.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat

Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü bakımından yapılan incelemede;
Ulusal Yargı Ağı Sistemi'nden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden, sanığın hükümden sonra 15/06/2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla; sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,
B) Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükmü bakımından yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü 14 yaşında olan ...'un,... ili merkez... Mahallesinde oyun oynarken, sanıklardan ...'un başkanı olduğu... Sulama Birliğine ait ve sanıklardan ...'in yetkilisi olduğu ... Girişimince inşa edilen sulama kanalının etrafında bulunan metal tel örgülerin kesik olan kısmından geçerek su kenarına indiği, suya düşen terliğini almaya çalıştığı esnada dengesini kaybederek suya düşerek boğularak öldüğü olayda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü İşletme ve Bakım Dairesi Başkanlığınca yayımlanan 09/11/2007 tarihli ve 2007/19 sayılı genelgedeki "sulama ve drenaj kanalları veya taşkın tesisleri DSİ'ce inşa edilmiş olasalar bile, imara açılmış, çevresine konutlar yapılmış ve servis yolları şehir içi ulaşım amaçlı olarak trafiğe tahsis edilen bu tesislerde mal ve can güvenliğini temine yönelik tedbirlerin alınması yerel yönetimlerin görevlerindendir" şeklindeki düzenleme de göz önünde bulundurularak, olayın meydana geldiği su kanalı etrafında gerekli güvenlik önlemlerinin alınmamasında veya mevcut güvenlik önlemlerindeki zaafiyetlerin denetiminde eksiklik, kusur ya da ihmali bulunan ilgili yerel yönetim birimleri ve sorumlu çalışanlarının tespit edilmesi amacıyla yetkili Cumhuriyet başsavcılığına ihbarda bulunulması, tespit edilen kişiler hakkında dava açılması halinde açılan davanın bu dava dosyası ile birleştirilerek sanıkların hukuki durumunun beraberce değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülerek hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?