Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/1159 K.2017/2436
Özet: Uyuşmazlık, taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz taleplerinin (müşavir ve katılan vekilin kusur bulunmadığına ve cezanın az olduğuna ilişkin) incelenmesiyle ilgiliyken, mahkeme dosyayı değerlendirip temyiz itirazlarını reddetti. Mahkeme, sanığın denetim süresi içindeki tutumuna ve usul hatalarına ilişkin düzeltmelerle birlikte, mahkumiyet kararını sürdürdü ve üzerinde anlaşmazlık bulunmadığını belirledi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/1, 89/ 3-a-b, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın kusuru bulunmadığına, katılan vekilinin ise cezanın az olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tayin olunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında uygulama maddesi ile denetim süresi içinde yükümlülük belirlenmemesi ve uzman görevlendirilmemesine karar verildiği sırada, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceği hususları ihtar edilirken uygulanan kanun maddelerinin belirtilmemesi ve sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağının kararda açıklanmaması suretiyle CMK'nın 232/6. ve TCK'nın 51/1-6-7-8. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 4. paragraf başına “sanığın geçmişteki hali, sabıkası, suçun işleniş şekli, sanığın adli sicil kaydına göre 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunması ve sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak TCK. Nun 51/1. maddesi uyarınca sanığın cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan, sanığa verilen hapis cezasının takdiren ERTELENMESİNE” ibaresinin eklenmesine ve devamındaki paragraflara da sırasıyla “sanığın dosyaya yansıyan kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK nun 51. maddesinin 6. fıkrası uyarınca sanığa denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülük veya uzman kişinin görevlendirilmesine takdiren yer olmadığına, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği takdirde, hakkında verilen cezanın kısman veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğine karar verileceği hususunda 5237 sayılı TCK nun 51. maddesinin 7.
fıkrası uyarınca UYARILMASINA, (Uyarılamadı)” 7. nolu paragrafından sonra gelmek üzere, “TCK'nın 51/8. maddesi gereğince, sanık denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/1, 89/ 3-a-b, 62/1, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın kusuru bulunmadığına, katılan vekilinin ise cezanın az olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tayin olunan hapis cezası ertelenen sanık hakkında uygulama maddesi ile denetim süresi içinde yükümlülük belirlenmemesi ve uzman görevlendirilmemesine karar verildiği sırada, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceği hususları ihtar edilirken uygulanan kanun maddelerinin belirtilmemesi ve sanığın denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde, cezasının infaz edilmiş sayılacağının kararda açıklanmaması suretiyle CMK'nın 232/6. ve TCK'nın 51/1-6-7-8. maddelerine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasının 4. paragraf başına “sanığın geçmişteki hali, sabıkası, suçun işleniş şekli, sanığın adli sicil kaydına göre 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunması ve sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak TCK. Nun 51/1. maddesi uyarınca sanığın cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği yolunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan, sanığa verilen hapis cezasının takdiren ERTELENMESİNE” ibaresinin eklenmesine ve devamındaki paragraflara da sırasıyla “sanığın dosyaya yansıyan kişiliği ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak 5237 sayılı TCK nun 51. maddesinin 6. fıkrası uyarınca sanığa denetim süresi içinde herhangi bir yükümlülük veya uzman kişinin görevlendirilmesine takdiren yer olmadığına, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlediği takdirde, hakkında verilen cezanın kısman veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğine karar verileceği hususunda 5237 sayılı TCK nun 51. maddesinin 7.
fıkrası uyarınca UYARILMASINA, (Uyarılamadı)” 7. nolu paragrafından sonra gelmek üzere, “TCK'nın 51/8. maddesi gereğince, sanık denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.