Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/10952 K.2018/4802
Özet: Uyuşmazlık, taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçları kapsamında sanığın mahkumiyetinden kaynaklanmakta; aynı zamanda sanığın temyiz itirazının değerlendirilmesiyle ilgilidür. Mahkeme, sanığın eyleminin taksirle yaralama suçu kapsamında olduğunun tespit edilerek şikayeti bulunmayan mağdurlarla ilişkili olarak taksirle yaralama suçundan mahkumiyetini bozulduğunu hükmederek kararını bozmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/4, 22/3, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, anılan suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu olmaları kriterinin esas alınması gerektiği, buna göre, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu durumlarda sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçme veya uzlaşma nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı durumlarda ise sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında yaralandıkları anlaşılan mağdurların sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri anlaşılmakla, sanığın eylemin TCK 'nın 179/3. maddesinde tanımlı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde taksirli yaralama suçundan hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülüp, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/4, 22/3, 62. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, taksirle yaralama suçunun zarar suçu, TCK'nın 179/3. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun tehlike suçu olması, her iki suçun birlikte işlendiği hallerde, sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, anılan suçlar için kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu olmaları kriterinin esas alınması gerektiği, buna göre, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu durumlarda sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçme veya uzlaşma nedeniyle taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı durumlarda ise sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiğinin kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında yaralandıkları anlaşılan mağdurların sanıktan şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri anlaşılmakla, sanığın eylemin TCK 'nın 179/3. maddesinde tanımlı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde taksirli yaralama suçundan hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülüp, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.