Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/10341 K.2018/3734
Özet: Uyuşmazlık, mahkeme kararının savkını etkileyen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebinin üzerinden sürerken, mahkeme davayı kısmen kabul ederek hazineden 6.910,90 TL maddi ve 21.000 TL manevi tazminatın davacıya ödenmesini karar verdi. Kararın, temyiz itirazları ve ilgili prosedürel eksiklikler neticesinde iptal edilerek, karar 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK hükümleri çerçevesinde bozuldu.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 6.910,90 TL maddi, 21.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK'nın 142/5. maddesi uyarınca, dava dilekçesi ile eki belgelerin hazineye tebliğ edilerek, varsa beyan ve itirazları için on beş günlük süre verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’6.782,72’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak ‘’6.910,90’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
3-Hükmün verildiği duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet savcısının ad, soyad ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığında gösterilmeyip, gerekçeli karar başlığında, dava ve dava tarihi yerine, suç, suç tarihi ve suç yeri ibarelerine yer verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile 6.910,90 TL maddi, 21.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
CMK'nın 142/5. maddesi uyarınca, dava dilekçesi ile eki belgelerin hazineye tebliğ edilerek, varsa beyan ve itirazları için on beş günlük süre verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan ‘’6.782,72’’ TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak ‘’6.910,90’’ TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
3-Hükmün verildiği duruşmaya iştirak eden Cumhuriyet savcısının ad, soyad ve sicil bilgilerinin gerekçeli karar başlığında gösterilmeyip, gerekçeli karar başlığında, dava ve dava tarihi yerine, suç, suç tarihi ve suç yeri ibarelerine yer verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.