Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/9760 K.2018/4245
Özet: 1. Olay, Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile denetim kurulu yedek üyesinin, binanın inşaatı sırasında boya işçisi M.…’nin ikinci kat balkondan düşerek ölmesine yol açan taksirle öldürme suçunu içeriyor. 2. Mahkeme, hem TCK'nın 85/1, 62, 50, 51 maddelerine göre hem de taksirli öldürme suçunun sanıkları hakkında mahkumiyet kararı vermiş, ancak temyiz sürecinde ceza türü ve süresinin adli para cezalarına çevrilmesi konusundaki hukuki istisnaları dikkate alarak beraat veya cezayı azaltma kararı almış.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 85/1, 62, 50, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 85/1, 62, 51. maddeleri geregince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tarihinde sanıklar ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğu, sanık ...'in ise denetim kurulu yedek üyesi olduğu ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından bina inşaatı yapıldığı ve kooperatifin sigortalı boya işçisi olan ...'ın boya rötuş işleri ile ilgilenirken binanın ikinci katındaki balkondan beş metre yükseklikten düşerek tedavi gördüğü hastanede öldüğü olayda; sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçelerine ek olarak sundukları evraklara göre inşaata müteahhit ve şantiye şefi atadıklarını savundukları görülmekle, bu şahıslar hakkında dava açılması sağlanarak, tüm sanıklar hakkındaki davaların birleştirilmesi ile hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
2-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler bakımından, TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, 17/06/2014 tarihli celsede müdafiileri aracılığıyla lehe hüküm talebinde bulunan sanıklar hakkında, ''verilen cezanın türü ve süresine göre takdiren TCK 50. maddede belirlenen seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına'' şeklindeki hatalı gerekçe ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması nedeniyle, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, hürriyeti bağlayıcı cezayı adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK'nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sanıkların beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 85/1, 62, 50, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 85/1, 62, 51. maddeleri geregince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile sanık ...'in yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Olay tarihinde sanıklar ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğu, sanık ...'in ise denetim kurulu yedek üyesi olduğu ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından bina inşaatı yapıldığı ve kooperatifin sigortalı boya işçisi olan ...'ın boya rötuş işleri ile ilgilenirken binanın ikinci katındaki balkondan beş metre yükseklikten düşerek tedavi gördüğü hastanede öldüğü olayda; sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçelerine ek olarak sundukları evraklara göre inşaata müteahhit ve şantiye şefi atadıklarını savundukları görülmekle, bu şahıslar hakkında dava açılması sağlanarak, tüm sanıklar hakkındaki davaların birleştirilmesi ile hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre ise;
2-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler bakımından, TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, 17/06/2014 tarihli celsede müdafiileri aracılığıyla lehe hüküm talebinde bulunan sanıklar hakkında, ''verilen cezanın türü ve süresine göre takdiren TCK 50. maddede belirlenen seçenek yaptırımların uygulanmasına yer olmadığına'' şeklindeki hatalı gerekçe ile TCK'nın 50. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3-Sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının TCK'nın 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmaması nedeniyle, hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, hürriyeti bağlayıcı cezayı adli para cezasına çevirmenin yasal dayanağını oluşturan TCK'nın 50/4. maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri ile sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, sanıkların beraatine ilişkin hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.