‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/4742 K.2018/9588

Esas No: 2016/4742 · Karar No: 2018/9588 · Karar Tarihi: 11.10.2018
2 kez atıf aldı 1 bozma bağlamı Sonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: Uyuşmazlık, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümlerin temyiz edilmesinde, kazı eseri bildirme yükümlülüğü ve kanun maddelerinin uygulanmazlığı konularını kapsıyor. Mahkeme, sanıkların mahkumiyetine yönelik temyiz itirazlarını reddederek kararını sürdürürken, ilgili rapor ve kanun hükümlerinin eksik değerlendirilmesinden dolayı bazı kararları iptal etmiş ve yeniden inceleme yapılmasına karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, 75, TCK'nın 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1-2. cümle, TCK'nın 62, 51/1-3, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ... ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kazı sonucunda bulduğu eserleri yasal süresinde bildirmeyen sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde açıklanan “haber verme sorumluluğuna aykırılık” teşkil eden eyleminden gereğinin takdir ve ifası mahallinde mümkün görülmüştür.

1- Sanık ...'ın mahkumiyetine yönelik anılan sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
16/06/2014 havale tarihli arkeolog bilirkişi raporunda, kazı yapılan yerin 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında kaldığının belirtilmesi karşısında, anılan Kanunun 74/1-2. cümlesinin sanık hakkında uygulanamayacağı gözetilmeyerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Katılan vekilinin, sanık ...'nın mahkumiyetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin, sanık hakkında cezanın ertelenmesi şartlarının oluşmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'nın aşamalardaki savunmalarında, sanık ...'ın gerçekleştirdiği kazı eylemlerine iştirak ettiğine ilişkin beyanın bulunmadığı, bu hususta sanık ...'in 22/01/2014 ve 03/12/2014 tarihli duruşmalardaki beyanlarının da çelişkili olduğu anlaşıldığından, sanık ...'ın 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi gereğince beraatine hükmedilmesi gerektiği, ancak, tüm dosya kapsamından sanık ...'ın “kültür varlığı bulundurma” suçunu işlediği sabit olduğundan, dava konusu eserler üzerinde, üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları tespit edilerek, sonucuna göre anılan Kanunun 70. maddesi gereğince sanığın durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sanık hakkında “izinsiz kazı yapmak” suçundan mahkumiyet hükmü tesisi,
Kabule göre de;
1- 16/06/2014 havale tarihli arkeolog bilirkişi raporunda, kazı yapılan yerin 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında kaldığının belirtilmesi karşısında, anılan Kanunun 74/1-2. cümlesinin sanık hakkında uygulanamayacağı gözetilmeyerek eksik ceza tayini kanuna aykırı,
2- Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?