Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/3615 K.2016/11582
Özet: Uyuşmazlık konusu: Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ve bu karara karşı savunma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle yapılan temyiz başvurusu. Mahkeme, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesine göre bozmaya karar vererek, mahkumiyet kararını iptal etti.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1-2(b), 62, 52/2, CMUK 326/son, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.11.2010 tarih ve 7/191-227 sayılı kararında “ Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 326 ve 5271 sayılı TCK'nın 307/2. maddeleri uyarınca zorunludur. Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ilkesine dayanan bu zorunluluk uyarınca, sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır.” hususlarına yer verilmiş olup; somut olayda davaya yeniden bakan mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada, ilk hükümle mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, Dairemiz'in 2014/11764 E, 2015/5128 K sayılı ve 25.03.2015 tarihli bozma kararı sanık aleyhine olmasına rağmen, sanığın duruşmaya katılımı sağlanıp bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 sayılı CMUK'un 326 ve 5271 sayılı CMK'nın 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama üzerine, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK'nın 89/1-2(b), 62, 52/2, CMUK 326/son, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.11.2010 tarih ve 7/191-227 sayılı kararında “ Hükmün aleyhe bozulması halinde davaya yeniden bakacak mahkemece, sanıktan bozmaya karşı diyeceğinin sorulması 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 Sayılı CMUK'un 326 ve 5271 sayılı TCK'nın 307/2. maddeleri uyarınca zorunludur. Savunma hakkının sınırlandırılamayacağı ilkesine dayanan bu zorunluluk uyarınca, sanığa, bozmada belirtilen ve aleyhinde sonuç doğuracak olan hususlarda beyanda bulunma, kendisini savunma ve bu konudaki kanıtlarını sunma olanağı tanınmalıdır.” hususlarına yer verilmiş olup; somut olayda davaya yeniden bakan mahkemece bozma üzerine yapılan yargılamada, ilk hükümle mahkumiyet kararı verilen sanık hakkında, Dairemiz'in 2014/11764 E, 2015/5128 K sayılı ve 25.03.2015 tarihli bozma kararı sanık aleyhine olmasına rağmen, sanığın duruşmaya katılımı sağlanıp bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmaması suretiyle, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak şekilde 1412 sayılı CMUK'un 326 ve 5271 sayılı CMK'nın 307. maddelerinin ihlal edilmiş bulunması;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama üzerine, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.