‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/1980 K.2016/5412

Esas No: 2016/1980 · Karar No: 2016/5412 · Karar Tarihi: 31.03.2016
Özet: Uyuşmazlık konusu, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların arkeolojik sit alanı üzerinde yapılan kazı nedeniyle beraat edilmesi üzerine temyiz edildiği bir davadır. Mahkeme, dosyanın incelenmesinin ardından sanıkların 2863 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini belirterek, önceki beraat kararı bozularak yeni mahkumiyet kararı verdi.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm: Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 20/02/2015 tarih, 2014/7022 Esas, 2015/3139 Karar sayılı ve mahkemece uyulmasına karar verilen ilamı ile, “Olay günü saat 15:45 sıralarında ... Kasabası girişinde kazı yapıldığı ihbarının alınması üzerine kolluk kuvvetlerinin olay yerine intikal ettikleri, yapılan incelemede, kazı yapılan yerin ... Kasabası yoluna yaklaşık 200 metre uzaklıkta olduğunun, paletli bir iş makinesi tarafından 6 metre derinlikte kazı yapıldığının, kazı çukurunun içerisinde yaklaşık 3,5 metre uzunluğunda tahta bir merdivenin bulunduğunun, kepçe operatörü sanık ... ile tarla sahibi sanık ...'un kazıyı sondaj borusunu çıkartmak için kazdıklarını beyan ettiklerinin ancak çukur içerisinde herhangi bir sondaj borusuna veya boru parçasına rastlanılmadığının tespit edildiği, sanık ...'in beyanında, ... Kasabasında şantiyesi bulunan ... firmasında kepçe operatörü olduğunu, bu bölgede yaklaşık 3 aydır çalıştığını, İbralı barajından gelen su borularının yerini kazıp tekrar kapattıklarını, ... mevkiinde çalıştığı sırada sanık ...'nin yanına gelerek bu bölgede sondaj borusu olduğunu, çıkartmak için yardım istediğini, kendisinin de kabul ettiğini, sondaj borusunu çıkartmak için 6 metre derinliğinde kazı yaptığını, tahminen 3,5 metre uzunluğunda sondaj borusu çıkarttıklarını, sanık ...'nin çıkan sondaj borusunu götürdüğünü,...'yi daha önceden tanımadığını, kazı için para almadığını beyan ettiği, sanık ...'nin de beyanında, sanık ...'ten tarlasının yanında bulunan küçük tepeceği düzeltmesini ve sondaj borusunu çıkartmasını istediğini beyan ettiği, ... firmasında görevli tanık ...'ın beyanında, suçta kullanılan kepçenin ... Ltd. Şti. sahibi ... isimli şahsa ait olduğunu, faturalı kiralık olarak kullandıklarını, sanık ...'in kiralayan şirketin sigortalı işçisi olup kepçe operatörü olarak bir süre kendilerine iş yaptığını, sanık...'yi tanımadığını, kazı yapılan yerin kendi çalışma alanları ile ilgisinin olmadığını, ... DSİ İbrala Sulama İnşaatı projesi kapsamında kazılan alan dışında olayın vuku bulduğunu, kazının kendi şirketlerinin bilgisi ve onayı dışında gerçekleştiğini, olayı öğrendikten sonra kepçeyi kiraya veren firma sahibi ile görüştüklerini, operatörün işine son verdiklerini ifade ettiği, ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 19/02/2013 tarihli cevabi yazısında, ... İli, Merkez, ... Kasabası'nda 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli 4 adet höyük bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla, sanık ... tarafından düzeltilen tepeciğin Koruma Kurulu'nun yazısında belirtilen höyüklerden olup olmadığının tespiti amacıyla mahallinde keşif icra edilerek, sonucuna göre 2863 sayılı Kanunun 74/1. madde ya da 74/1-2. cümle gereğince sanıkların mahkumiyetleri yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve hatalı değerlendirme ile beraat hükmü tesis edilmesi” nedeniyle hükmün bozulduğu, mahkemece arkeolog bilirkişi marifetiyle icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 30/09/2015 havale tarihli raporda, davaya konu yerin, Unu ... ile ... arasında kaldığının ve bu alanın 3. derece arkeolojik sit alanı olduğunun belirtilmesi karşısında, sanıkların 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi gereğince mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?