Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/12422 K.2018/8685
Özet: Uyuşmazlık, taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz sürecinde, mahkemenin sürücü belgesini 3 yıl süreyle geri alma kararının ve adli para cezasının istisnai uygulamalarının itiraz edilmesiyle ilgilidir. Mahkeme, söz konusu kararları kanuna aykırı bulup, 2018 Şubat 25 tarihli oybirliği kararıyla hükmü bozmuştur.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin sanığın kusuru bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK'nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın şoförlükle geçimini temini göz önüne alındığında, asgari hadden makul oranda uzaklaşmak gerekirken sürücü belgesinin en üst sınırdan 3 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin ve hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. ve CMK'nın 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
3-TCK'nın 52/4. maddesi gereğince, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK’nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4,53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin sanığın kusuru bulunmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK'nın 53/6. maddesinde, 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınabileceği düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca tayin olunacak güvenlik tedbirinin süresinin, fiilin ağırlığı ile orantılı, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın şoförlükle geçimini temini göz önüne alındığında, asgari hadden makul oranda uzaklaşmak gerekirken sürücü belgesinin en üst sınırdan 3 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin ve hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. ve CMK'nın 232/6. maddelerine aykırı davranılması,
3-TCK'nın 52/4. maddesi gereğince, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.