Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/1215 K.2016/4446
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve ceza ehliyetiyle ilgili eksik inceleme iddialarıdır; (2) Mahkeme, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu belirterek, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde mahkumiyet kararını bozup yeniden yargılamayı gerektirmeyen düzeltme yaparak, suçtan mahkumiyeti kaldırmaya karar vermiştir.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 06.02.2014 tarih ve 2013/453- 2014/70 sayılı karar ile TCK'nın 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2015 tarih ve 2014/3565 – 2015/9062 sayılı kararıyla “suç tarihi itibariyle işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tümünü veya bir parçasını kaldıracak derecede akıl hastalığı bulunup bulunmadığının araştırılması” yönünden bozulması üzerine bozma ilamına uyularak ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 05.08.2015 tarihli raporuyla sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirlenip atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının gözetilip ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. bendine beşinci paragraftan sonra gelmek üzere “5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 326/ son maddesi gereğince kazanılmış hak dikkate alınarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yeni bir paragraf olarak eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin eksik incelemeye ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 06.02.2014 tarih ve 2013/453- 2014/70 sayılı karar ile TCK'nın 32/1. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbiri uygulanmasına dair kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 27.05.2015 tarih ve 2014/3565 – 2015/9062 sayılı kararıyla “suç tarihi itibariyle işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin tümünü veya bir parçasını kaldıracak derecede akıl hastalığı bulunup bulunmadığının araştırılması” yönünden bozulması üzerine bozma ilamına uyularak ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 05.08.2015 tarihli raporuyla sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun belirlenip atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, ilk hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edildiği bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkının gözetilip ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. bendine beşinci paragraftan sonra gelmek üzere “5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 326/ son maddesi gereğince kazanılmış hak dikkate alınarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” cümlesinin yeni bir paragraf olarak eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.