Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/11373 K.2017/7813
Özet: Ağır Ceza Mahkemesi, 466 sayılı yasa kapsamında maddi tazminat talebini reddederken, manevi tazminat talebini kısmen kabul ederek 1.500,00 TL'yi davalı Hazineden alıp davacıya ödemeyi kararlaştırmıştır.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı yasa uyarınca tazminat
Hüküm: Maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak "466 sayılı yasa uyarınca tazminat'' yerine "kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile olmadığı dikkate alındığında, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince REDDİNE, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dava: 466 sayılı yasa uyarınca tazminat
Hüküm: Maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 1.500,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak "466 sayılı yasa uyarınca tazminat'' yerine "kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile olmadığı dikkate alındığında, 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince REDDİNE, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.