Yargıtay12. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2016/10192 K.2017/8962
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Olay günü sanığın idaresindeki aracı ile 207 promil alkollü olarak seyir halinde olduğu esnada, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığı olayda; güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında belirlenen temel hapis cezasının, TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, adalet ve hakkaniyete uygun olduğu ve mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki, ölçülülük ilkesine aykırı olarak sanığa fazla ceza tayin edildiği düşüncesiyle bozma öneren (I) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve adli para cezasının tespitine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2-Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi akabinde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yapılması gerekirken, infazı kısıtlar biçimde ''taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,'' karar verilmesi ile TCK’nın 52/4. uygulama maddesinin gösterilmemesi,
3-Temel ceza belirlenirken “sanığın taksirinin yoğunluğu” şeklinde gerekçeye dayanılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (1) numaralı bendin (c) fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine, “Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın suçun işleniş biçimi, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 300 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20.TL olarak hesabıyla 6.000.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması, hükmün (1) numaralı bendin (d) fıkrasındaki “HAPSE ÇEVRİLMESİNE” ibaresinin, “hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına”, (e) fıkrasındaki “kalan cezanın tümden tahsiline” ibaresinin”, “geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin” ibaresi olarak değiştirilmesi ile hükmün ilk bendinde yer alan "veya taksire" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Olay günü sanığın idaresindeki aracı ile 207 promil alkollü olarak seyir halinde olduğu esnada, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası yaptığı olayda; güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sanık hakkında belirlenen temel hapis cezasının, TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı, adalet ve hakkaniyete uygun olduğu ve mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki, ölçülülük ilkesine aykırı olarak sanığa fazla ceza tayin edildiği düşüncesiyle bozma öneren (I) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulanan kanun maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve adli para cezasının tespitine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2-Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi akabinde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yapılması gerekirken, infazı kısıtlar biçimde ''taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine,'' karar verilmesi ile TCK’nın 52/4. uygulama maddesinin gösterilmemesi,
3-Temel ceza belirlenirken “sanığın taksirinin yoğunluğu” şeklinde gerekçeye dayanılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün (1) numaralı bendin (c) fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine, “Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın suçun işleniş biçimi, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 300 tam gün olarak belirlenmesine; TCK'nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20.TL olarak hesabıyla 6.000.-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin yazılması, hükmün (1) numaralı bendin (d) fıkrasındaki “HAPSE ÇEVRİLMESİNE” ibaresinin, “hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına”, (e) fıkrasındaki “kalan cezanın tümden tahsiline” ibaresinin”, “geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin” ibaresi olarak değiştirilmesi ile hükmün ilk bendinde yer alan "veya taksire" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.