Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/9163 K.2016/9599
Özet: Uyuşmazlık, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu ve bu mahkeme kararıyla ilgili teknik hataların (tekerrür uygulaması, adli para cezasının çevirme hükümleri) değerlendirilmesidir. Mahkeme, sanığın hapis cezasını adli para cezasına çevirmeyi reddederek, 5320 sayılı Kanun ve 1412 sayılı CMUK uyarınca kararın bozulmasına hükmederek mahkumiyetin devam etmesini onaylamıştır.
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1, 58. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Bafra 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/07/2013 tarihli, 2012/1235-2013/793 sayılı ilamı ile sanığa verilmiş 1.860 TL adli para cezasının, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 - 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması;
3-Kabule göre de;
Sanığın sabıkasında gözüken tekerrüre esas ilamın, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yasal engel teşkil etmeyeceği, suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek; yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nın 50/1. maddesinde belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1, 58. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Bafra 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/07/2013 tarihli, 2012/1235-2013/793 sayılı ilamı ile sanığa verilmiş 1.860 TL adli para cezasının, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih, 2014/140 - 2015/85 sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması;
3-Kabule göre de;
Sanığın sabıkasında gözüken tekerrüre esas ilamın, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yasal engel teşkil etmeyeceği, suçlunun kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek; yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nın 50/1. maddesinde belirtilen paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.