Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/4298 K.2016/4012
Özet: (1) Uyuşmazlık, bir vinç yüklü kamyonun fren arızası iddiasıyla sürücünün kusurlu davranışı sonucu iki kişinin ölümüne sebep olan taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz başvurusu. (2) Mahkeme, sanığın tamamen kusurlu olduğunu ve cezayı alt sınırdan daha yüksek tutması gerektiğini belirterek, 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde kararın bozulmasına hükmederek mahkumiyet kararı iptal etti.
Mahkemesi: Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/2, 62/1, 52/2-3-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin kusura, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, aracı işleten şirketin sorumluluğunun araştırılması gerektiğine, sanık müdafinin ise ceza miktarına ve eksik incelemeye ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında, hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, iki yönlü, stabilize, ıslak ve çamurlu, dik eğimli yolda, sanık sürücü ... idaresindeki vinç yüklü kamyon ile seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde; aracının sağ ön kısımları ile, önünde aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü ... idaresindeki kamyonetin sol arka kısımlarına çarpması sonucu, sürücü ... ve eşi ...'ın öldüğü, aynı araçta bulunan müşteki ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda, her ne kadar mahkemece hükme esas alınan adli tıp raporuna göre, sanığın savunması ve soruşturma aşamasında dinlenen tanık ...'in beyanlarından, olay sırasında fren arızası yaşandığı kabul edilerek, sanığın hızını aracının yükü, teknik özellikleri ve yol-zemin şartlarına göre ayarlamamış olması sebebiyle tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, kamyonda meydana geldiği belirtilen fren arızasına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, fren arızası kabul edilse bile, sanığın vinç yüklü şekilde yol şartlarına göre hızını ayarlamaması sebebiyle, idaresindeki araçta fren mekanizmasının bozulduğu, iniş hızının da bu sebeple 120 km civarına ulaştığı, bu suretle idaresindeki kamyonda meydana geldiği ileri sürülen fren arızasının, sanığın yol, yük ve hız kurallarına uymamasından kaynaklandığının anlaşılması karşısında, tamamen kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği ve iki kişinin öldüğü, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı gözetilerek, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kusur derecesi itibariyle alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde az ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Suç: Taksirle öldürme
Hüküm: TCK'nın 85/2, 62/1, 52/2-3-4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin kusura, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, aracı işleten şirketin sorumluluğunun araştırılması gerektiğine, sanık müdafinin ise ceza miktarına ve eksik incelemeye ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında, hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, gündüz vakti, yerleşim yeri dışında, iki yönlü, stabilize, ıslak ve çamurlu, dik eğimli yolda, sanık sürücü ... idaresindeki vinç yüklü kamyon ile seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde; aracının sağ ön kısımları ile, önünde aynı istikamette seyir halinde bulunan sürücü ... idaresindeki kamyonetin sol arka kısımlarına çarpması sonucu, sürücü ... ve eşi ...'ın öldüğü, aynı araçta bulunan müşteki ...'ın ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda, her ne kadar mahkemece hükme esas alınan adli tıp raporuna göre, sanığın savunması ve soruşturma aşamasında dinlenen tanık ...'in beyanlarından, olay sırasında fren arızası yaşandığı kabul edilerek, sanığın hızını aracının yükü, teknik özellikleri ve yol-zemin şartlarına göre ayarlamamış olması sebebiyle tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, kamyonda meydana geldiği belirtilen fren arızasına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, fren arızası kabul edilse bile, sanığın vinç yüklü şekilde yol şartlarına göre hızını ayarlamaması sebebiyle, idaresindeki araçta fren mekanizmasının bozulduğu, iniş hızının da bu sebeple 120 km civarına ulaştığı, bu suretle idaresindeki kamyonda meydana geldiği ileri sürülen fren arızasının, sanığın yol, yük ve hız kurallarına uymamasından kaynaklandığının anlaşılması karşısında, tamamen kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği ve iki kişinin öldüğü, bir kişinin de basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı gözetilerek, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kusur derecesi itibariyle alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde az ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.