‹ Ana sayfa
Yargıtay 12. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2015/2013 K.2015/13495

Esas No: 2015/2013 · Karar No: 2015/13495 · Karar Tarihi: 16.09.2015
Özet: Uyuşmazlık, katılanın kardeşi tarafından şikayet edilen ve sanığın katılanla görüşmelerini gizlice kaydetmesi nedeniyle kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan beraat talebine ilişkin; mahkeme, sanığın fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmadığını belirterek CMK’nın 223/2‑a maddesi uyarınca beraat kararı vererek kararını bozdu.
Tebliğname No: 12 - 2014/226911
Mahkemesi: İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi: 02/04/2014
Numarası: 2013/519-2014/174
Suç: Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; katılan .... ile kardeşi ..... şirket ortağı olup, katılanın, kardeşi ...., silahla tehdit ettiği iddiasına dayalı katılanın kardeşi.... vekili tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına verilen şikayet dilekçesinde tanık olarak ismi bildirilen ve şirket çalışanı olan sanık ...., henüz tanık sıfatıyla ifadesinin alınmadığı dönemde, katılanın ofisinde onunla görüştüğü esnada, silahla tehdit iddiasına ilişkin görgüsü ve şahit olarak gösterilmesinden haberdar olup olmadığı hakkında, katılanla aralarında geçen konuşmaları cep telefonuna gizlice kaydettiği olayda,
Sanığın, katılanla yüz yüze gerçekleştirdikleri ve tarafı olduğu konuşmaları kaydetmesinden dolayı TCK'nın 133/1. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun, görüşme sırasında, katılanın özel yaşam alanına dahil ve onun özel hayatının gizliliğini ihlal edecek bir husus kaydedilmediğinden, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, yerel mahkemece sanığın beraatine dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sübuta ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken, sanığın üzerine atılı suç açısından kastının bulunmadığından bahisle, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat hükmü kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 1. paragrafının, “Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?